Çoğu anket Clinton kazanır diye yorumlamıştı olayı… CNN, Politico gibi ünlü siteler “ya tamam, Hillary yenecek” gibisinden istatistiksel yorumlar yaptılar. Çoğu da Hillary’den yanaydı… Bu yüzden Bernie Sanders gibi bir adamı hafife aldılar ve Jimmy Carter muamelesi gösterdiler ona. Rasyonellik diye alay konusu oldu… “Bu adam deli, ne dediğini bilmiyor!” diye kendini yırttı. “Bizim devrimimiz dedi…” kitabı çıkacak! (Bkz: Bernie Sanders, Our Revolution)

Kissinger bile anlattı bunu Diplomasi kitabında. (Bkz: Henry Kissinger, Diplomacy, New York:Simon & Schuster, 1994) Bu durumda içerideki resme bakmamız ve olacak olan şeyleri iyi tahlil etmemiz gerekecek.
Bir; daha çok siyahi ölecek (gerek Black Lives Matter içinde, gerek BLM dışında), Müslümanlar bu durumdan hoşnut olmayacak, Latinler zaten hoşnut değil!

Hitler’in kaleme aldığı Mein Kampf (Benim Kavgam) kitabını okuyanlar bilir… Kitap neredeyse her sayfasında yahudilere olan nefretini içerir. “Versay Antlaşması’nda biz Yahudiler sayesinde zarar gördük. İntikamımı alacağım.” gibi ibretlik cümleler içerir. (Bkz: Adolf Hitler, Mein Kampf, Houghton Mifflin Company, 1943) (Dipnot: Aslında birçok versiyonu var.)

Bu portrenin ismini “Trump, Clinton ve de El Altına Sürülen Bernie Sanders” koyuyorum. Franklin Roosevelt’in, John F. Kennedy, Malcolm X, Martin Luther King ve Betty Shabazz, Tupac Shakur gibilerinin kemikleri sızlıyor şu an! Zaten demediler mi “kötü ve kötünün de kötüsü” diye?
İyi demediler, dikkat edin!…

Naomi Klein ismini duyanlar mutlaka kitaplarını da duymuşlardır… 2008’de çıkan ünlü Şok Doktrini (Bkz: Naomi Klein, The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism, New York: Metropolitan, 2007)’nden tanımamışlarsa ilk 2014’de çıkan “Bu Herşeyi Değiştirir. (Bkz: Naomi Klein, This Changes Everything: Capitalism vs. the Climate, New York: Simon & Schuster, 2014) kitabından tanırlar… İkisinde de kapitalizmin tehlikesinden bahseder genel olarak. Anlamadılar.
Bu herşeyi değiştirir.

”Ne olacak?” sorusunu şöyle cevaplayabiliriz:
Amerika’da yaşayan bazıları Kanada gibi ülkelere gidecek… Gitmezse bile durumdan hoşnut olmayacak. İlk bölümde de anlattığım gibi olan Müslümanlara, siyahilere, kadınlara olacak. Hatırlayınız Lindsay Lohan hakkında söylediklerini: ”Bence çok güzel, onunla aynı yatakta yatardım. Zaten kendisi nerede olduğunu bile bilmiyor.” ama kadın burada obje olarak görülüyor.

Kadın obje olarak görülecek, savaş her türlü devam edecek… Bir yazımda demiştim: ”Kapitalizmin sonrası despotizm, narsizm ve egoizmdir.” diye. Sismik bir deprem ile karşı karşıya Amerika. Her iki türlü de bir labirentin içine girerdi ama bu son sonuç labirentin daha da zorlaştığını gösterir. Dünya üzerinde bir norm vardır: Bir problemi şiddetle, dalaletle çözmeye çalışırsanız, ardından gelecek olan şiddet daha da büyür. Şiddetin büyümesi demek, savaş demektir, daha da acısı ölüm demektir. Zaten ne zaman bir savaşın içine girmediler ki? Ve ne zaman bir savaşın içine girmedik ki?!

Yorumlara dikkat ediniz,hiç ”İyi bir seçim olacak.” denmedi. Kötü ve kötünün kötüsü dendi. İyi, müthiş bir seçim denmedi! Franklin Roosevelt 1933’de yemin töreninde “korkmamız gereken şey korkunun kendisidir” demişti. Bu her şeyi değiştirir…

 

Bartu BİLGİN