Ruslar tarihin her döneminde kendinden söz ettirmeyi başarmış; çarlık rejimiyle bir imparatorluk, Sovyetler Birliği ile bölgenin ağabeyi, günümüz dünyası ile hala en az eskisi kadar kendinden söz ettirmeyi başarabilen asi bir devlet olarak tarih sahnesinde yer aldı. Tarihin neredeyse her döneminde toprağa dayanan ‘’güç’’ Rusya’yı her zaman bir adım önde tuttu. Çünkü bir devletin sahip olduğu toprak parçası onun bir anlamda nüfuz sahasını belirtmektedir. Bu durum bir devlet için çok önemli. Rusya da günümüz dünyasında toprak sınırları olarak en büyük devlettir.

Rusya, günümüzde on yedi milyon metrekarelik yüzölçümü ile Avrasya’nın en önemli güçlerinden biridir. Fakat 16. ve 17. yüzyılda egemen devletlerin üstünlüklerinin 18 ve 19. yüzyıllarda yerlerini ulus devletlere bırakmaları ile devletler çok çeşitli etnik grupların kendi isteklerine boyun eğmek zorunda kaldı. Buna paralel olarak uluslar kendi devletlerini kurmak için harekete geçtiler. Ulus-devletlerin oluşmaya başlaması özellikle 1789 Fransız İhtilali ile gerçekleşmeye başladı. Bu tarihin üzerinden yaklaşık 150 yıl geçmesine rağmen Rusya, Sovyet Sahası’ndaki güçleri egemenliğinde topladı ama bu durumu uzun süre koruyamadı. Yirminci yüzyılın sonlarına doğru tekrardan bir revizyona maruz kaldı.

DEVAMI İÇİN AŞAĞIDAKİ PDF DOSYASINA BAKINIZ.