(POTUS, İngilizce’de President of the United States olarak biliniyor herkes tarafından. Yani, kısacası Amerika’nın Başkanı diyebiliriz. Bu yazıyı da bir başkanın gidişi ve diğer bir başkanın gelişi olarak algılayabiliriz.)

Bir POTUS var 20 Ocak 2017’ye kadar topal ördek olarak gün yatacak, diğer POTUS da kendisini 20 Ocak 2017’ye hazırlıyor. Kabul edelim, teknik olarak Demokratların kazanma şansı vardı, çünkü Trump’ın skandallarını düşününce daha bir dudak uçuklatan skandallar. Askerleri aşağılama, müslümanları aşağılama, kadınların Trump hakkında itirafları, işyerlerinin iflası ve bunun gibi birçok skandal var. Bernie Sanders’i saha dışına itmeleri seçmenin zoruna gitti. Bu oy vermeyen kesimin neden oy vermediğine ilişkin çok güzel bir cevaptır.

Bir diğer cevap ise her iki Clinton’ın geçmişteki skandalları. Kocasının Monica Lewinsky ile olan macerası var, kendi halkına yalan söyleyişi hala hatırlanıyor. Bernie Sanders gibi genç kesimin destek çıktığı, popüler ve Irak İşgali’ne hayır diyen Vermont’lu senatör yerine demokratlar Hillary Clinton’ı tercih etti. 2016 POTUS Savaşları da bu yüzden sağlıklı gitmedi.
Son zamanlarda Bernie Sanders’in yaptığı değerlendirmeler bana kalırsa çok doğru değerlendirmeler. Özetini geçecek olursak “Eğer sunduğun politika Müslümanları, Asyalıları, Latin Amerikalıları ve kadınları kötü bir şekilde etkilerse, senin korkulu rüyan olmaya hazırız.” diyor. Bunu çoğu ‘bir deliyi sakinleştirmek’ olarak algılayacaktır. 1928’de etkisini gösteren Büyük Depresyon zamanında Amerika’yıkötü bir şekilde etkiledi. Herbert Hoover başkanlığı zamanında ortaya çıkan bu kriz bir ara kontrol edilemez hal aldı. Ekonomik kriz, işsizlik, evsizlerin artışı hat safhada idi. Franklin Delano Roosevelt başkanlığa gelip Yeni Antlaşma’yı ortaya sunsa bile Amerika uzun süre bu durumdan etkilendi. Sonrası bilindik zaten, 1945 sonrası Amerika’nın ”Yeni Dünya Düzeni”ni ortaya sunuşu, dünyanın polisi olma iddiaları… Bu düzen de Vietnam zamanında çalkalandı zaten.

POTUS savaşlarını analiz ederken sadece ‘Clinton-Trump’, veya ‘Trump-Amerikan İnsanı’ olarak analiz edemeyiz. Başka faktörlerin de analiz edilmesi gerekir. Nasıl bugünü yorumlamak için tarihi hatırlamak gerekiyorsa bu da onun gibi bir şey. Başka faktörler analiz edilmediği zaman o analiz yarım analiz olur. Dikkat edin, Amerika’da POTUS Savaşları çoğu zaman çalkantılı gitmiştir. Bunun örnekleri Jimmy Carter-Ronald Reagan, Al Gore- George W. Bush, Hillary Clinton-Bernie Sanders-Donald Trump üçlüsünde görülebilir. Arada Malcolm X’lerin, Martin Luther King’lerin vizyonu unutuldu. Hillary Clinton’un kanlı eli , Ortadoğu’yu mahvetti. Ortadoğu’yu da mahvederken de Wall Street ve Koch Kardeşler gibi parası bol olanlarla içli dışlı oldu. Bu yüzdendir ki demokratlar kurşunu kendi ayaklarına sıktı ve oynadıkları Rus Ruleti’nde namlu kendilerini gösterdi. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali…

Bartu BİLGİN