Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bir yıllık iktidarı boyunca “kendisini yarı tanrı ya da kral gibi görme”, “ülkeyi monarşik cumhuriyetle yönetme”, “zenginlerin cumhurbaşkanı olma”, “halktan kopuk yaşama” gibi pek çok eleştiri ile karşılaştı.

Anketlerde gerileyen ve giderek Fransızların desteğini kaybeden Macron, Versailles Sarayı’nda kendisine yöneltilen sert eleştirilere yanıt verdi. Macron zenginleri sevmediğini, tüm Fransa’nın birlikte kalkınması için çalıştığını dile getirerek, “21. Yüzyılın refah devletini yaratmak, yeni bir sosyal konrat imzalamak istiyorum.” dedi.

Versailles’ın siyah-beyaz mermerli koridorundan, muhafız alayının iki tarafta kurduğu kortejin arasından geçerek Kongre Salonu’na gelen Macron, yaklaşık 1 saat 30 dakika boyunca 900 milletvekili ve senatöre hitap etti.

Halk desteğinin yüzde 32’ye kadar düştüğünü gösteren anketlerin gölgesinde konuşan Macron’un ‘monarşik sapmasını’ protesto eden France Insoumise Hareketi ile ana muhalefet merkez sağ Cumhuriyetçiler’e (LR) mensup 50 milletvekili Kongre konuşmasını boykot etti.

Kendisine yöneltilen sert eleştirilere yanıt veren Macron, “Ben hiçbir şeyi unutmadım, siz de unutmadınız. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananları, beni buraya getiren nedenleri ben hiçbir zaman unutmayacağım. Bir tarafta kapalılık ve içe çekilme, diğer tarafta cumhuriyeti geleceğe taşıma sözü. Bir tarafta geriye gitme hayali, diğer tarafta gözler açık, gerçekçilik ve umut vaadi. Halka bu seçimi yaptıran ve yıllardır biriken korkuları ve öfkeyi unutmadım. Bu korkular bir günde bir yılda kaybolmayacak.” dedi.

Avrupa Birliği ülkelerinde 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerine gidilirken Avrupa’nın “ilericiler ve milliyetçiler” arasındaki mücadeleye sahne olacağını belirten Macron, “Çok zor olacak ama mücadele açıkça başladı. Ve AP seçimlerinin merkezinde bu mücadele olacak.” diye konuştu.

“Her şeyi başaramayacağımı biliyorum”

Şahsına ait eleştiriler hakkında özeleştiri de yapan Macron, “Bir cumhurbaşkanı her şeyi yapamayacağını ve başaramayacağını bilerek göreve gelir. Ben de açıkça biliyorum ki her şeyi yapamam. Her şeyi başaramayacağım. Benim görevim asla vazgeçmemek ve mücadeleye sonuna kadar devam etmek. Bütün cumhurbaşkanları bu şüpheyi bilir ve ben istisna değilim. Eğer gerçekçiysek alçak gönüllü oluruz. Ama kendisi için alçak gönüllü, ülkesi için değil.” dedi.

“Ne kastları, ne rantiyeleri, ne de ayrıcalıklıları sevmiyorum”

“Zenginlerin cumhurbaşkanı” eleştirilerine de yanıt veren Emmanuel Macron, “Reformları zenginler için değil, şirketler için getirdik. Ne kastları, ne rantiyeleri, ne de ayrıcalıkları seviyorum. Eğer pastayı paylaşmak istiyorsak birinci koşulu ortada bir pasta olması. Ve bu şirketleri, hissedarları ve çalışanları bir araya getirerek olabilir. Şirketleri savunmadan, işçiyi savunmak yalancılıktır.” diye konuştu.

Toplumda son 30 yıldır giderek artan eşitsizliğin farkında olduğunu ve “kader eşitsizliğinin köklerine saldırmak gerektiğini” dile getiren Macron, “Bana göre, savunmamız gereken sosyal politikanın merkezinde, insanların doğdukları ve devraldıkları koşullarda daha iyi yaşamaları değil, bu koşullardan kurtulmaları, dışına çıkabilmeleri.” dedi.

Anayasa reformu

Macron, sosyal güvenlik ve işsizlik yardımı bütçelerindeki açığa değinerek, “Başarısızlık ve yetersizliklerimizle yüzleşebilmeliyiz. 21. yüzyılın refah devletini yaratmalıyız. Özgürleştirici, evrensel, etkili ve sorumlu refah devletini yaratmalıyız. Yani daha iyi kavrayan, daha iyi koruyan ve herkes için aynı görev ve hakları getiren devleti” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı, devletin kurumlarını yeniden düzenleyecek Anayasa Reformu’nu da sonbaharda tartışmaya açacaklarını belirtti.

Yeni sosyal kontrat

Fransız Cumhurbaşkanı, Eylül ayında “Yoksulluk Planı” adlı yeni bir reform getireceklerini ve planı 2019 yılında uygulamaya koyacaklarını dile getirdi. Macron, “Planın temelinde klasik bir yeniden dağıtım politikası olmayacak. Ancak bir yatırım ve sosyal destek politikası yer alacak. Yeni yardımlar değil, iş bulmaya ve başarmaya doğru gerçek bir eşlik etme politikası.” diye tanımladı. Patron ve işçi sendikalarıyla Temmuz ayı ortasında bir araya geleceğini açıklayan Macron, işsizlik sigortası ve iş sağlığı gibi konuları yeniden ele alacağını ve sosyal reformların takvimini taraflarla paylaşarak ‘yeni bir sosyal kontrat imzalamayı’ hedeflediğini söyledi.

Macron, işsizlik sorununa çözüm bulmak için ise Fransa’nın en büyük 100 şirketinin patronuyla bir araya geleceğini ve “istihdam için aktif taahhütte bulunmalarını” isteyeceğini dile getirdi.

Reformların henüz toplumda hissedilmediğinin farkında olduğunu, ancak kampanya boyunca ne söz verdiyse onu gerçekleştirdiğini belirten Emmanuel Macron, bundan böyle muhalefeti de dikkatle dinleme ve onları yanıtlama sözü verdi. “Kongre konuşmasıyla Başbakan’ı bypass ettiği, muhalefeti dinlemeden konuşup gittiği ve Amerikan usulü bir başkanlık sistemini uygulamada devreye soktuğu” iddialarını da yanıtlayan Macron, seneye Kongre toplantısında muhalefete de söz verme uygulamasını getireceğini söyledi.

“İslam ve cumhuriyet”

Sonbaharda açıklamayı planladığı “Fransa İslamı” reformunun ipuçlarını da veren Macron, “Cumhuriyetin İslam’dan ya da herhangi bir başka dinden korkması için hiçbir neden yoktur. Ancak, Müslüman toplumunda, sloganları dini ilkelere uymayan, özgürlüğe, özgür toplumun kurallarına ve yasalarımıza meydan okumayı amaçlayan radikal, saldırgan bir okuması var. Müslümanlarımızın büyük çoğunluğunun, cumhuriyetin ilkelerine katılmaya hazır olduğunu biliyorum. İşte bu nedenle, sonbaharda, Fransa’daki İslam’a her alanda bir çerçeve ve kurallar bütünü vererek, Cumhuriyet yasalarına uygun uygulanmasını sağlayacak bir reformu açıklayacağız. Bunu, Müslüman olan Fransız halkıyla ve onun temsilcileriyle yapacağız.” dedi.

Cihatçı terör konusunu ise bu konudan ayrı değerlendiren Macron, “Terörizme karşı mücadele korkusuzca ve aralıksız sürmeli. Bu bir nesil” diyerek yeni kararlar alma sözü verdi.

 

 

Fotoğraf: Reuters

Kaynak: https://www.amerikaninsesi.com/a/macron-21yuzy%C4%B1l%C4%B1n-refah-devlet%C4%B1n%C4%B1-yaratmak-%C4%B1st%C4%B1yoruz/4475157.html