Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Zirvesi’nin karar bildirgesinde, Doğu Kudüs “Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti” olarak tanındı ve “Filistin’i tanıyoruz.” dendi. Bildirgede ayrıca bütün devletlere de bu tanıma kararını almaları için çağrı yapıldı.

Türkiye’nin dönem başkanı olduğu İİT, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla ABD’nin Kudüs kararını görüşmek için İstanbul’da toplandı. Dışişleri bakanlarının toplantısıyla başlayan zirveye, Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas’ın yanı sıra 16’sı devlet lideri düzeyinde toplam 48 ülkeden temsilci katıldı. Zirvenin açılışında yapılan basın toplantısında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Filistin Yönetimi Lideri Abbas konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1947’den bu güne Filistin topraklarının İsrail’in işgaline uğrayıp daraldığını belirtip “Bu şunu gösteriyor, İsrail bir işgal devletidir. Bunun yanında İsrail, aynı zamanda bir terör devletidir.” dedi. İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Olağanüstü Zirvesi’nin karar bildirgesinde, Doğu Kudüs “Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti” olarak tanındı ve “Filistin’i tanıyoruz.” dendi. Bildirgede ayrıca bütün devletlere de bu tanıma kararını almaları için çağrı yapıldı.

Abbas: ABD arabulucu vasfını kaybetti

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra kürsüde söz alan Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas, ABD’nin İsrail-Filistin barış sürecindeki ara bulucu vasfını yitirdiğini belirterek “ABD’nin gelecekte siyasi barış sürecinde yer almasına asla ve asla izin vermeyeceğiz.” dedi. Mahmud Abbas,”Biz İsrail ile yaptığımız hiçbir anlaşmaya artık bağlı değiliz. Eğitim, sağlık, kanalizasyonu siz yapın, biz işgal altındayız diyeceğiz. Başka dilden anlamıyorlar.” diye konuştu.

Abbas ayrıca “Bütün gücümüzle artık işgal altındaki Filistin’in devlet olarak tanınması için çalışmalıyız. Kudüs’ün Filistin’in başkenti olmaması halinde barış ve istikrar gelmeyecek.” dedi. Abbas’ın konuşmasının bir kısmı şöyle:

“Maalesef şu an işgal ve sömürge eylemleri durmadan devam etmekte. Zorla işyerlerinin kapatılması, insanlara taşıyamayacakları vergilerin yüklenmesi ve canları istendiğinde canlarına kast etmeleri, ulusal kurumların kapatılması, Müslüman ve Hıristiyanların kendi mabetlerinde ibadet etmelerine engel olmalarını görmekteyiz.

Bize yüzyılın tokadını vurdular. İsrail’in ve ABD’nin Filistin Kurtuluş Örgütü’nü bir terör örgütü olarak kabul etmesini de kınıyoruz. ABD yönetimi bizimle işbirliği yapıyor, öte yandan bizi terör örgütü ilan ediyor. Anlaşılan onlar bizi terör örgütü yapmak istiyor ama biz olmayacağız. Terör örgütlerini ortaya çıkaranlar kendileri.

Bir devletin uluslararası anlamda tanınabilmesi için yönetim, halk ve sınır şartlarının olması lazım. İsrail’in yönetimi var, halkı var ama sınırları yok. Sınırları olmayan bir devlet nasıl tanınabilir? Sınırları olmayan bir ülke tanınamaz. Buradan İsrail’e meydan okuyorum, sınırlarını göstersinler. Bizi tanıyan devlet sayısı İsrail’i tanıyan devlet sayısından daha fazla. Artık Oslo anlaşmasını ve o tarihten günümüze kadar imzalanan hiçbir anlaşmayı kabul etmiyoruz. İsrail’le de hiçbir konuda işbirliği yapmayıp ‘biz devlet değiliz, işgal altındaki toprağız, hizmetleri sizin sağlamanız gerek’ diyeceğiz.”

Zirveye katılan liderler arasında, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Yemen Cumhurbaşkanı Abdrabuh Mansur Hadi, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah, Ürdün Kralı Abdullah da bulunuyor. Suudi Arabistan ise zirveye başkan yardımcısı düzeyinde katıldı.

 

Fotoğraf: Getty Images

Kaynak: http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-42337996