Başkan Donald Trump, Beyaz Saray’daki bir yıllık görevinin ardından ilk “Birliğin Durumu” konuşmasını yaptı. Kongre’nin ortak oturumuna hitap eden Trump, televizyondan canlı yayınlanan konuşmasında, 2018 yılında iç ve dış politika alanındaki önceliklerini paylaştı. Trump göreve gelmesinden bu yana yaptığı ilk konuşmasında özellikle birleştirici bir ton kullanmaya gayret etti. “Güvenli güçlü ve gururlu bir Amerika inşa edilmesi” çağrısında bulunan Başkan, Kongre’nin Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili üyelerine “Yalnızca trajedilerde bir araya gelmek yeterli değil. Görüş ayrılıklarımızı giderelim, ortak zemin bulalım, kendilerine hizmet etmek için bizi seçen insanlara sunacağımız birliği oluşturalım.” şeklinde konuştu.

Ancak siyasi uzmanlar ve yorumcular, konuşmanın son derece kutuplaşmış Kongre ortamında ne kadar etkili olacağı konusunda oldukça kuşkulu. Uzmanlar son bir yıl içinde Trump’ın konuşmalarında kutuplaştırıcı bir tarz kullanmış olmasına da dikkati çekiyor.

Donald Trump bu konuşmasında özellikle son 12 ay içindeki en önemli başarısına, vergi kesintileri içeren reforma ağırlık verdi. Trump, konuşmasına davet ettiği kişileri de özellikle vergi reformunun yararlarına örnek göstereceği çalışanlar ve küçük işletme sahipleri arasından seçti.

Vergi indirimlerinin çalışanların ceplerine daha fazla para koyduğunu savunan Trump, bunun hem orta sınıf Amerikalılar, hem de küçük işletmeler açısından önemli bir rahatlama olacağını söyledi. Trump ayrıca işverenlere getirilen son vergi indirimlerinin Amerikan şirketlerini tüm dünyada daha rekabetçi hale getireceğini kaydetti. Trump’ın Cumhuriyetçi Parti çoğunluğundaki Kongre’den destek alan vergi reformu, şirketlerin vergilerini yüzde 21’e indirmişti.

Trump’ın hem siyah Amerikalılar, hem de Latin kökenliler arasında işsizlik oranını tarihi bir şekilde düşürdüğünü açıklaması, Kongre salonunda büyük alkış topladı. Trump’ın kendi konuşmasını sık sık alkışlaması ve alkışlarının kendi mikrofonunda patlaması da konuşmanın dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. Başkan Trump, vergi kesintileri ve ekonomik büyüme rakamlarıyla “Amerikan rüyasını başlatmak için daha iyi bir zaman olmayacağını” söyledi.

“Amerikan yaşamının merkezi Amerikan ailesidir, devlet ve bürokrasi değil” diye konuşan Trump, Kongre’den bakanlarına devlet memurlarını ödüllendirme ve cezalandırma yetkisi istedi. Seçim kampanyasında da sıklıkla “Washington’daki bataklığı kurutacağız” diye bürokrasiyi hedef alan Trump, bakanlarının “iyi çalışanları ödüllendirmesi, kamuoyu güvenine zarar veren ve Amerikan halkını hayal kırıklığına uğratan devlet memurlarını da cezalandırma” hakkına sahip olmasını istiyor.

Amerika’nın “altyapı açığı” yaşadığını savunan Trump, ülkede yeni altyapı kurulması için Kongre’den 1,5 trilyon dolarlık ödenek onaylamasını istedi. Trump, “Amerika’nın ışıldayan yeni yollara, köprülere, demir ve suyollarına ihtiyacı var.” diye konuştu, ardından “1931’de (New York’taki) Empire State Binası’nı bir yılda inşa eden ülkede şimdi yeni yol yapma izni çıkarmak 10 yıl sürüyor. Bu ayıp” diye devam etti.

Dört ayaklı göçmenlik reformu

Cumhuriyetçi Partili başkanın son bir yıl içinde en çok mücadele verdiği ve en çok tartışma yaratan bir diğer konu da göçmenlik konusu oldu. Başkan Trump ilk Birliğin Durumu konuşmasında bu konuya büyük ağırlık verdi.

Önceki yönetim tarafından yürürlüğe konan ve çocukken aileleri tarafından Amerika’ya kaçak sokulan yabancılara af çıkaran bir yasayı (DACA) kararnameyle yürürlükten kaldıran Trump, üzerinde çalıştıkları yeni göçmenlik reformunun hem Amerikalı çalışanların, hem de göçmenlerin yararını gözeteceğini savunuyor.

Kongre’nin önümüzdeki haftalarda yeni göçmenlik reformu oylayacağını söyleyen Trump, yönetiminin Kongre’ye “iki partinin de desteğini alacak ve adil uzlaşmalar içeren ayrıntılı bir teklif sunduğunu” söyledi.

Göçmenlik reformu planını “dört ayak” üzerine oturtan Trump, birinci aşamanın Amerika’ya çocukken kaçak olarak sokulan ve sayısı 1 milyon 800 bini bulan kaçak yabancıya vatandaşlık yolu açılması olduğunu söyledi. Donald Trump, önceki Obama yönetiminin getirdiği ve kendisinin de kararnameyle iptal ettiği DACA adlı yasanın bu rakamın ancak üçte birini kapsadığını savundu. Trump’ın “eğitim ve iş deneyimi kriterlerini karşılayan ve iyi ahlaki karakter gösteren” kaçak gençlere açacağı bu imkân, bu kişilerin vatandaşlık hedeflerine en az 12 yılda ulaşmalarını sağlayacak.

Trump’ın “ikinci ayak” diye nitelediği “sınır güvenliği” önerisi de Meksika sınırında büyük bir duvar inşa edilmesini içeriyor. Trump, kampanyasından bu yana ısrar ettiği “duvar” konusunun “suçlu ve teröristlerin ülkemize girmek için istismar ettiği” güvenlik boşluklarını kapatacağını öne sürdü. Ancak 1200 kilometrelik Meksika sınırında örülecek duvarın maliyeti ülkede büyük tartışmalara yol açtı. Duvar önerisi, ahlaki ve çevresel açılardan da tepkilere yol açmış durumda.

“Yeşil kart çekilişine ve aile bireylerini ABD’ye getirmeye son”

Donald Trump’ın Birliğin Durumu konuşmasında söz ettiği “üçüncü ayak” Türk vatandaşlarının da Amerika’ya göç etme fırsatı bulduğu “Çeşitlilik Vize Programı”, ya da en çok bilinen adıyla yeşil kart çekilişi. Yeşil kart piyangosu, Amerika’nın göçmen nüfusunda çeşitliliği korumak amacıyla, ülkeye göçmen vermeyen diğer ülkelerden her yıl çekilişle seçilen 50 bin kişinin getirilmesini sağlıyor.

Yeşil kart çekilişinin sona erdirilmesi ve liyakat temelli göçmenlik sistemine geçilmesi çağrısında bulunan Trump, yeşil kart çekiliş sisteminin “yetenek, liyakat ve halkımızın emniyetini gözetmeksizin rastgele yeşil kart dağıttığını” savundu.

Trump’ın göçmenlik reformu planının dördüncü ayağı olarak nitelediği konuysa “zincir göçmenlik” diye tanımladığı, Amerikan vatandaşı olan göçmenlerin aile bireylerini Amerika’ya getirmesiyle ilgili. Trump, “Bu bozuk sistemle, tek bir göçmen buraya neredeyse sınırsız sayıda uzak akraba getirebiliyor” diye konuştu. Mevcut göçmenlik sistemi yalnızca birinci dereceden aile bireyleri (anne-baba, eş, kardeş, çocuk) getirilmesine izin veriyor.

Trump iddiasını pekiştirmek amacıyla New York’taki son iki terör saldırısından birini işleyenin yeşil kart çekilişiyle, diğerinin de “zincir göçmenlik” yoluyla ABD’ye geldiğini söyledi.

Uyuşturucuyla mücadele politikasını da sertleştirme vaadinde bulunan Başkan Trump, 2016’da 64 bin kişinin, her gün 174, her saat de 7 kişinin ölümüne yol açan opioid (afyon bazlı ilaç) kriziyle de mücadele edeceğini söyledi, Kongre üyelerine “uyuşturucu tüccarları ve kullanmaya özendirenlere karşı daha sert tedbirler alma” çağrısında bulundu.

“IŞİD’le savaş daha bitmedi”

Başkan Donald Trump, konuşmasında IŞİD’e karşı savaşta sağlanan ilerlemeye değindi ancak savaşın henüz bitmediği uyarısında bulundu. Trump, “Geçen yıl, IŞİD’i yeryüzünden silmek için müttefiklerimizle beraber çalışacağımızın sözünü vermiştim. Bir yıl sonra, IŞİD’e karşı koalisyonun, bu katillerin Irak ve Suriye’de bir zamanlar elinde tuttuğu toprakların neredeyse yüzde yüzünü kurtardığını gururla ilan ediyorum. Ancak daha yapılacak çok iş var. IŞİD yenilgiye uğratılıncaya kadar savaşımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

“Amerika’nın içeride gücünü ve güvenini yeniden inşa ederken, yurtdışında da gücümüzü ve saygınlığımızı eski haline getireceğiz” ifadesini kullanan Trump, “Dünya genelinde, çıkarlarımıza, ekonomimize ve değerlerimize meydan okuyan haydut rejimler, terör örgütleri ve Çin, Rusya gibi rakiplerle karşı karşıyayız” diyerek, Kongre’den savunma harcamalarına yönelik kesintileri sona erdirmesi ve orduya tam boyutta mali destek sağlamasını istedi.

“Nükleer silah stoklarımızı modernleştirmeliyiz”

Amerika olarak nükleer silah stoklarını modernleştirmeleri ve yeniden inşa etmeleri gerektiğini de vurgulayan Trump, “Umarız asla kullanmak zorunda kalmayız ama bunu (nükleer silah stoklarını) çok güçlü hale getirmek her türlü saldırganca eylemi caydıracaktır. Belki gelecekte bir gün ülkelerin nükleer silahlarını birlikte yok edeceği sihirli bir zaman olur, ama maalesef henüz o noktada değiliz.” dedi.

Trump, Amerika’nın geçmişte yüzlerce tehlikeli teröristi “saçma biçimde” serbest bıraktığını ve daha sonra onlarla savaş sahasında tekrar yüzleştiğini belirterek, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’yi örnek gösterdi.

“Guantanamo açık kalacak”

Başkan Trump, “O nedenle bugün yeni bir sözü daha yerine getiriyorum. Savunma Bakanı (James) Mattis’i askeri gözaltı politikamızı yeniden gözden geçirmekle görevlendiren ve Guantanamo Körfezi’ndeki tutukevinin açık tutulmasını devam ettiren bir kararnameye az önce imza attım.” diye konuştu. Trump, Afganistan’da da Amerikan askerleri için yeni angajman kuralları koyduklarını hatırlatarak, ordunun artık “suni zaman çizelgeleriyle” zayıflatılmayacağını vurgulayarak, “Düşmanlarımıza artık planlarımızı ilan etmeyeceğiz” ifadesini kullandı.

“Yardımlarımız sadece dostlarımıza gitmeli”

Konuşmasında Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararına da değinen Trump, bundan kısa süre sonra BM Genel Kurulu’nda kararı kınayan bir tasarının kabul edildiğini hatırlattı. “BM Genel Kurulu’nda düzinelerce ülke, Amerika’nın bu tanıma kararını almaya yönelik egemen hakkına karşı oy kullandı. Amerikalı vergi mükellefleri bu aynı ülkelere her yıl milyarlarca dolar cömertçe yardım gönderiyor. İşte bu nedenle bu gece Kongre’den, Amerikan dış yardım dolarlarının her zaman Amerikan çıkarlarına hizmet etmesini ve sadece Amerika’nın dostlarına gitmesini garanti altına alacak bir yasa geçirmesini istiyorum.” diye konuştu.

“Cesur İran halkının yanındayız”

Konuşmasında İran’daki protestolara değinen Trump, bu protestolar olduğunda sessiz kalmadığını belirterek, “Amerika, özgürlük yolundaki cesur mücadelelerinde İran halkının yanında” ifadesini kullandı. Trump, Kongre’ye de, İran’la “korkunç” nükleer anlaşmadaki temel kusurları gidermesi çağrısında bulundu.

“Kuzey Kore’nin nükleer silah çabası çok yakında bizi tehdit edebilir”

Küba ve Venezuela’ya yönelik de yeni sert yaptırımlar getirdiklerini hatırlatan Trump, Kuzey Kore konusunda da, “Hiçbir rejim, kendi halkını, Kuzey Kore’deki zalim diktatörlükten daha bütün olarak ve daha vahşice baskı altına almadı. Kuzey Kore’nin pervasız biçimde nükleer silahlar peşinde koşması çok yakında bizim ana vatanımızı da tehdit edebilir. Bunun olmasını önlemek için azami düzeyde baskı kampanyası yürütüyoruz. Geçmiş deneyimler bize, rehavet ve tavizlerin sadece saldırganlık ve provokasyona davet çıkardığını öğretti. Bizi bu tehlikeli duruma sokan geçmiş yönetimlerin hatalarını tekrar etmeyeceğim” diye konuştu.

Trump, Kuzey Kore’de mahkum edilen ve serbest bırakıldıktan sonra Amerika’ya dönüşünde hayatını kaybeden Otto Warmbier’i konuşmasında andı. Warmbier’in anne ve babası da Birliğin Durumu konuşmasını izlemek için özel davet edilen konuklar arasındaydı ve konuşmanın bu bölümünde acılı çift gözyaşlarını tutamadı. Trump ayrıca, Kuzey Kore’deki rejimden kaçan ve bir süre önce Amerika’nın Sesi Türkçe Servisi’ne de mülakat veren Seong-ho’dan da özellikle bahsetti. Donald Trump Seong-ho’nun koltuk değnekleriyle Kuzey Kore’den sınırı geçip kaçmasına, babasının da sınırı geçerken yakalanıp işkence sonucu ölmesine değindi.

Kongre dışında protesto eylemleri

Trump’ın korteji, Beyaz Saray’dan Kongre’ye gelirken dışarıda sıfırın altında soğukta bekleyen göstericilerin protestolarına hedef oldu. Yaklaşık 14 kadar Demokrat Partili Kongre üyesinin de Trump’ın Birliğin Durumu konuşmasını boykot ettiği bildiriliyor.

Bu yılın “sağ kalan kişisi” Tarım Bakanı Perdue

ABD başkanlarının Birliğin Durumu konuşmasını bir kişi dışında tüm kabine üyeleri izliyor. Bu kişi konuşmanın başlamasına birkaç dakika kala açıklanıyor.

Hayatta kalan kişi olarak belirlenen bu kabine üyesinin Tarım Bakanı Sonny Perdue olduğu açıklandı. Perdue, her yıl Birliğin Durumu konuşmalarında uygulanan prosedür gereği, gizli bir yere götürülüyor. Soğuk Savaş’tan bu yana uygulanan bu prosedür, Başkan dahil tüm kabine üyelerinin nükleer savaş gibi olası bir felakette ölmesi durumunda, başkanlığı sürdürecek bir kabine üyesinin sağ kalmasını amaçlıyor.

Başkanın ölmesi ya da görevini yapamayacak duruma gelmesi durumunda yerini alacak kişiler sırasıyla, başkan yardımcısı, ardından da Temsilciler Meclisi başkanı. Ancak bu iki kişi de başkanın konuşmasını yaptığı ortak Kongre oturumunda – Kongre’nin iki kanadının da başkanları olmalarından dolayı – konuşmayı başkanın ardında oturarak izlemek durumunda. Bu kişileri kurulma sırasına göre diğer bakanlıklar izliyor. Hayatta kalan kişi olarak seçilen Tarım Bakanı Perdue, götürüldüğü gizli mekânda Trump’ın konuşması sırasında olası bir felaket durumunda görevi devralmak zorunda olacağı senaryo hakkında bilgilendiriliyor.

Amerikalıların çoğunluğu Trump’ın konuşmasını olumlu buldu

Bu arada, CNN ve CBS televizyonlarının anketine göre, Amerikalıların yüzde 70’i konuşmaya olumlu tepki verdi. Bu kesimden yüzde 48’i Trump’ın ilk Birliğin Durumu konuşmasını “çok olumlu” bulduğunu ifade ederken, yüzde 22’si ise “biraz olumlu” dedi. Yüzde 29’luk kesimse konuşmayı “olumsuz” bulduklarını belirtti.

 

Fotoğraf: AP

Kaynak: https://www.amerikaninsesi.com/a/trump-ilk-birligin-durumu-konusmasini-yapiyor/4232357.html