İngiltere merkezli Şark El Awsat Haber Sitesi’nde 11 Şubat 2018 günü ver alan bir haberde, Fransa’nın nükleer anlaşma konusunda İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazırlandığı ifadelerine yer verildi.

Haberde şu unsurlar dikkati çekti: İran ve ABD arasında 2015 yılı Temmuz ayında imzalanan ve 5+1 nükleer anlaşma olarak bilinen anlaşmayı ABD’nin veto etme niyeti üzerine başta Fransa olmak üzere AB ülkelerinden gelebilecek bir arabuluculuk kapısını Tahran yönetimi teknik olarak kapatmış durumda. İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin her platformda dile getirdiği İran’ın askeri kapasitesi ve özellikle füze teknolojisini hiçbir surette pazarlık konusu yapılmayacağı ve yeniden müzakere masasına oturulmayacağı yöndeki açıklamaları da arabuluculuk kapılarını tamamen kapatmış durumdadır. Bu gelişmeler ardından Avrupa ülkeleri, kendilerini Washington ve Tahran’ın takındığı iki aşırı uç arasında buldular.

ABD başkanı Trump, ABD tarihinde  imzalanan en kötü anlaşma olarak tanımladığı nükleer anlaşmadaki bazı kısımların değişmesini talep ediyor. Trump yaptığı bu hamle ile topu Avrupa ülkelerine attı ve AB ülkelerine 4 ay bir süre tanıyarak isteklerinin karşılanmaması durumunda anlaşmayı fesh edeceğini ifade etti. Çünkü ABD tarafı, İran’ın balistik füze programını ve bölgede oynadığı yıkıcı politikalar ile teröre destek vermesini sert bir şekilde eleştiriyor. Diğer taraftan  İran ise teröre destek verdiği iddiaların ve diğer eleştirilerin kabul edilemez olduğunu belirtmektedir.

Fransız resmi kanyakları ile ABD ile İran arasındaki hareket sınırının çok dar olduğunu ifade etmektedirler. Buna rağmen Paris hükümeti ümidini kesmediğini ve bu bağlamda neler yapılabileceğini görmek için Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian’ı Mart 2018 ayı içerisinde Tahran’a göndereceğini duyurdu. Fransa’nın nükleer anlaşmanın sürdürülmesi için en çok destek veren ülke olduğu bilinmektedir ancak Paris hükümeti diğer konularda ABD ile de dirsek temasındadır. Zira Le Drian yaptığı bir açıklamada Tahran’ı balistik füze programını sınırlandıran 2231 sayılı uluslar arası kararı ihlal ettiğini belirtmişti. Paris ve Tahran arasında bu denli bir uçurum olmasına karşı Fransa, İran konusunda bir rol üstlenebileceğine inanmaktadır.

Paris kaynaklarına göre, Almanya ve İngiltere kendi iç politikaları nedeniyle, ABD’nin de Rusya’yı arabulucu etmeyeceğine göre bu rolü üstlenebilecek tek ülke Fransa’dır. Diğer taraftan yine Fransız kaynaklarının  ifadelerine göre, ABD tarafının nükleer anlaşmadan çıkacağını söylemesi ve İran’a daha güçlü yaptırımlar uygulayacağı yöndeki söylemleri de Fransa üzerinde bir baskı yaratmaktadır. Zira ABD’nin petrol ve gaz sanayisinin  Fransa piyasaları üzerindeki etkisi elinde kullanabileceği bir koz şeklinde değerlendirilmektedir. Bu durumda Paris, Tahran’ın nükleer anlaşmayı sürdürme tarafını seçebilir veya ABD’nin ek yaptırımlardan tutun da doğrudan askeri çatışma noktasına varabilecek bir tarafta yer alabilir.

Paris, Tahran’la olan ekonomik ve ticari ilişkilerini de güçlendirmek istemektedir. Bu konu  Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un büyük bir olasılıkla önümüzdeki bahar aylarında Tahran’a yapacağı ziyaret öncesi Dışişleri Bakanı Le Drian’ın bu ortamı oluşturmakla görevlendirdiğini göstermektedir. Eğer bu ziyaret gerçekleşirse Avrupalı bir liderin Tahran’a yapağı ilk ziyaret olacaktır. Paris, İran’ı ikna etmek için nükleer anlaşmayı sürdüreceğinde ne kadar samimi olmasını göstermesi gerekir. Bu durum ise İkinci Kuzey Kore vak’ası ile karşılaşılmasına neden olacaktır. Parisli yetkililere göre İran ve Fransa arasında yaşanan bazı gerginliklere rağmen Tahran’ın önünde ara buluculuk görevi üstlenebilecek Fransa’dan başka kimse bulunmamaktadır. Ancak böylesi bir durum Fransız kaynaklarının ifadelerine göre İran rejiminde muhafazakârlar ile reformistler arasındaki ilmeği biraz daha da sıkılaştıracağı belirtiliyor.

 

Kaynak: https://www.mashreghnews.ir/news/829851/

Aktaran: Yücel Tünel