Çinli araştırmacı He Jiankui, 26 Kasım günü Associated Press’e, yapay tohumlama prosedüründen önce insan embriyolarının genomlarını düzenlediğini ve bunun sonucunda DNA’sı değiştirilmiş iki bebeğin dünyaya geldiğini söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatılan Çin’de, insan genomlarıyla ilgili bütün deneysel çalışmalar geçici olarak yasaklandı.

Bu haftanın başlarında, Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde (Shenzhen) çalışan genetikçi He Jiankui, Hong Kong’da düzenlenen İnsan Genomunun Düzenlenmesi Uluslararası Zirvesi’ne katıldı. Konferans başlamadan önce, bilim insanı organizatörlerin yanına giderek, tarihte ilk kez gerçekleşen insan embriyosundaki DNA’ları değiştirdiğini söyledi.

Bir süre sonra Associated Press’e verdiği röportajda araştırmacı, CRISPR/Cas9 sistemi yardımıyla yedi kadının tüp bebek tedavisi sırasında embriyo genomunu düzenlediğini açıkladı. Sonuçta sağlıklı bir anneden ve HIV virüsü taşıyan babadan DNA’sı değiştirilmiş iki ikiz kız bebek dünyaya geldi. Jiankui, çocuklarda CCR5 genini çıkardığını ve bunun HİV virüsüne karşı ömür boyu bağışıklık kazandırdığını belirtti.

Çalışmalarını ailenin bilgisi dâhilinde ve onayıyla yürüttüğünü iddia eden Jiankui, etik nedenlerden dolayı ailenin adını veremeyeceğini söyledi.

Röportajın Associated Press’te yayınlanmasından iki saat sonra, Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin web sitesinde konuyla ilgili bir bildiri yayınlandı: “Doçent He Jiankui, 2 Şubat 2018’den Ocak 2021’e kadar ücretli izne ayrılmıştır. Kurumun dışında yürüttüğü deneysel çalışmalardan haberi olmayan üniversite, yapılan bu çalışmayı etik ilkeler ve bilimsel çalışmaların ihlali olarak değerlendirir“.

Çalışmalar yasa dışı ilan edildi

26 Kasım akşamı Çin Halk Cumhuriyeti Sağlık ve Planlı Doğum Komitesi, Jiankui’nin çalışmalarını yasa dışı ilan ettiğini ve soruşturma başlattığını duyurdu.

He Jiankui’nin dünyanın her yerinden meslektaşları, araştırmacının yaptığı açıklamaya sert tepki gösterdi. Londra Üniversite Koleji’inden araştırmacı Maryam Khosravi Twitter’den şu açıklamayı yaptı:”Eğer bir şeyler yapabilecek durumdaysak, bu, bunu yapmamız gerektiği anlamına gelmez. CRISPR teknolojisi geniş bir potansiyele sahiptir, ancak Çin’de CRISPR çocukları, bilim ve insan yaşamına olan güveni zedeliyor.” Avusturalya’lı biofizikçi Antoine van Oyen, bunun bilim için üzücü bir gün olduğunu belirterek, Jiankui’nin bu tür deneylerle uluslararası maratoryumu ihlal ettiğini kaydetti.

Bilim insanları tepkili

Çin’de 100’den fazla bilim insanı Çin Halk Cumhuriyeti yönetimine açık mektup yazarak, CRISPR yönteminin kullanılmasının büyük riskler taşıdığını ve öngörülemez sonuçlar doğurabileceğinden, insan genleriyle ilgili çalışmalara sınırlama getirilmesini talep etti.

Tıbbi Genetik Araştırma Merkezi’ne bağlı fonksiyonel analiz labaratuvarı başkanı Mihail Skoblov, Sputnik’e yaptığı açıklamada, bilim dünyasının bu konuyla ilgili tepkisinin doğal olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şimdi bilim kendisine çok yüksek bir üst sınır belirliyor. Eğer bu, 50 yıl önce veya 20 yıl önce olsaydı, her kes şunu söyleyecekti: bu mümkün mü? Ne kadar harika! Ve bu yöntem kullanılmaya başlanacaktı. Fakat, o zamandan beri bir sürü yanlış biriktirdik ve bu nedenle tepki birdir: korku ve kınama. Her hangi bir ilaç veya teknoloji piyasaya sürülmeden önce, bu işe yıllar, test edilmesine onyıllar harcanıyor. Burda böyle bir durum yok. Model objeler üzerinde uzun yıllar süren denetleme yapılmadı. Böyle bir soru da karşımıza çıkıyor: He Jiankui, başarısını açıklamadan önce, gerçekte kaç deney yaptı? Şunu söyleyebiliriz: bu gün teknolojik gelişimin bulunduğu noktadan, genom düzenlemesinin insanlar üzerinde deneneceği ana kadar çok uzun yıllar geçmesi gerekiyor.”

28 Kasım günü gelişmeler yeni bir boyut kazandı. He Jiankui, İnsan Genomunun Düzenlenmesi Uluslararası Zirvesi’nde, yakında DNA’sı değiştirilmiş üçüncü bir çocuğun doğacağını açıkladı. Ayrıca çalışmalarının ayrıntılarıyla ilgili bilgiler de verdi.

Salondan gelen “sorumsuzlık” ve etik kuralları ihlali suçlamalarına Jiankui şu şekilde yanıt verdi: “HİV virüsü taşıyan insanların yardıma ihtiyaçları var. Bu hastalıkla mücadele eden milyonlarca ailenin acısını anlamamız gerekiyor. Eğer bu insanlara önceden yardım edebilecek teknolojiye sahipsek, çok sayıda insanı kurtarabiliriz.”

Uzmanların çoğu, Çinli araştırmacının CRISPR/Cas9 teknolojisini düşüncesizce kullandığını ve genom düzenlenmesinin yan etkilerini hesaba katmadığını belirtti.

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden genetikçi Gaetan Bourgeo, Twitter’dan şu açıklamayı yaptı: “DNA’sı değiştirilmiş çocukların durumundaki temel sorun, silinme (kromozomun bir bölümünün yok olduğu kromozomal düzenlemeler) ve mozaiğin (dokularda genetik olarak farklı dokuların varlığı) kaybolması durumudur. Bu nedenle bu teknolojinin kullanılmasının ne tür sonuçlar doğuracağı kestirilemez.”

Çinli bilim insanları daha önce de genom düzenlemesi teknolojisi kullandıkları gerekçesiyle defalarca gündeme gelmişti.

Uzmanlar, Çin’deki bu tür deneysel çalışmaların yaygın olmasının nedenini, ülkede insan genomunun düzenlenmesiyle ilgili deneysel çalışma izninin rahat alınmasına bağlıyorlar. Muhtemelen kısa bir süre sonra Çin, insan DNA’sıyla bağlantılı deneylerle ilgili mevzuatta değişikliğe gitmek zorunda kalacak.

Mihail Skoblov: “He Jiankui’nin hikâyesi çok karmaşıktır. Ancak, teknolojinin daha kapsamlı incelenmesi, güvenli bir düzenleme yönteminin bulunması, yasalarda gerekli değişiklikler yapılması, bu teknolojinin sadece belirli amaçlar için kullanılmasına izin veren formülasyonların bulunmasının başlangıç noktası olabilir. Jiankui’nin kendisi de, genom düzenlemesinin tıbbi amaçlar dışında kullanılmasını kınadı. Ancak, her şeyden önce bu olayın araştırma sonuçlarını beklemek durumundayız. Çocukların doğduğu ve sağlıklı olduklarıyla ilgili kanıt gerekiyor.”

 

Fotoğraf: Reuters / National Human Genome Research Institute

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/yasam/201812011036417353-cin-dna-degistirilmis-cocuklar-tepkilere-neden-oldu/