Alman Yeşiller Partisi Eş Genel Başkanı Cem Özdemir, Berlin’de bazı Türk kökenli taksi sürücüleri tarafından hakarete uğrayıp tehdit edilmesi üzerine şikâyette bulunmuştur. Özdemir’in gerekçelerinden biri, Alman Meclisi’nde kabul edilen Ermenilerin soykırıma uğradığı yönündeki karara verdiği destektir.

     Özdemir, 24 Nisan 2015 tarihinde Almanya Federal Parlamentosu’ndaki görüşmelerde “Soykırımı işlemiş olan Jön Türkler, Sarıkamış’ta Türk askerini de kurban ettiler. Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu’nu yıktılar. Dolayısıyla bunları savunmanın bir anlamı yok. Herkes kendine kimi örnek almak istiyorum diye sormalı” demiştir.

     Cem Özdemir, 17 Mart 2015 tarihinde Erivan’da Ermeni sözde soykırım anıtını (Tsitsernakaberd) ziyaret etmiş ve Türkiye’yi sözde soykırımı tanımaya davet etmiştir. Alman Federal Parlamentosu’nun 2 Haziran 2016 tarihinde Ermeniler hakkında 18/8613 sayılı soykırım kararının alınmasına öncülük etmiştir. Oylama öncesi Bundestag’da konuşma yapan Özdemir, Türkiye’de “Ermeni” kelimesinin hakaret sözcüğü olarak kullanıldığını açıklamış, Enver ve Talat Paşalar için “katiller” demiştir. Tasarı, Haziran 2016’da yapılan oylamada bir çekimser ve bir ret oyu ile kabul edilmişti.

      EDİTÖR’ÜN NOTU: Tarihin hiçbir kesitini tamamen doğru veya yanlış olarak ele almak mümkün değildir. Bu durumda bilimden uzaklaşır, önyargılara teslim oluruz. Jöntürkler de bizim tarihimizin bir parçasıdır, amaçları daha iyi bir ülke kurmak olsa da başarılı olduklarını söylemek mümkün değildir. “Ülkemizi yıkalım, cinayetler işleyelim” fikriyle iktidara geldiklerine, bunları yaptıklarına dair deliller yoktur. Tarihi, bağlamında değerlendirmek gerekliliği sayın Cem ÖZDEMİR tarafından unutularak “TARİHE, SİYASİ YORUM YAPMAK” tercihi kullanılmış ve Türkiye Cumhuriyeti’ni zorda bırakacak gelişmelere vesile olunmuştur. EZCÜMLE: Hiç kimse tarihimizde yer almış şahsiyetleri kendi siyasi ikbalini yüceltmek maksadıyla kötüleme hakkına sahip değildir. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatlerini bozuk para gibi harcama hürriyetine sahip değildir. Kendisine, taksicilere hislerinin tek taraflı olmadığını hatırlatır, damarlarındaki kanın gereğini yapamıyorsa bile sessiz kalmasını, Fransa ve Danimarka’da konuyla ilgili gelişmeleri takip ederek yanlış yapmış olabileceğini değerlendirmesini tavsiye ederiz.