CB Erdoğan ABD Bşk. Obama ile dün (19 Şubat 2016) telefonla bir görüşme yaptı. Görüşmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığından açıklanan not ile Beyaz Saray tarafından açıklanan notlar arasındaki farklılar Ankara’daki saldırıya rağmen aslında ABD’nin YPG konusundaki duruşunda değişiklik olmadığını gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasında”Suriye rejiminin ve YPG’nin son dönemde Suriye’nin kuzey-batısındaki ilerlemesine ilişkin kaygılarını dile getiren ABD Başkanı Obama, bölgede Türkiye ve ılımlı Suriye muhalefeti ile gerilimlere neden olan, DAİŞ’le ortak mücadele çabalarımıza da darbe vuran eylemlere derhal son verilmesi çağrısında bulunmuştur” denirken,  Beyaz Sarayın açıklamasında bu ifadenin öznesinde sadece “Suriye rejimi” ifadesinin kullanıldığı, YPG’ye yer verilmediği görülüyor.

İlave olarak, Beyaz Saray’ın açıklamasında Obama’nın YPG’nin “ilave toprak kazanmak için bölgedeki şartları istismar etmemesi” gerektiği, buna karşılık Türkiye’den de “bu bölgeye yönelik top atışlarını kesmesini” istediği belirtildi. Ancak Cumhurbaşkanlığı açıklamasında bu hususun yer almadığını görüyoruz. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı açıklamasında Obama’nın “Türkiye’nin meşru müdafaa hakkının altını çizdiği” söylenirken, Beyaz Saray bildirisinde buna yönelik hiçbir ifade yer almadığı görülüyor.

Bütün bunlarla birlikte şu tespit de ABD’nin YPG konusundaki düşüncesinin değişmediğini göstermektedir. Beyaz Saray açıklamasında Obama’nın YPG’yi eleştirir gibi yaptığı cümlede yani YPG’nin ilave toprak kazanma girişiminde bulunmaması gerektiğini belirttiği ifadede kullandığı “should” ifadesi neredeyse bir tavsiye niteliğinde bir ifadeyken, Türkiye’den top atışlarını kesmesini isterken kullandığı “urge” kelimesi daha sert ve ısrarcı bir tutumu göstermektedir.

Diğer taraftan Erdoğan-Obama görüşmesinden sonraki bir saatte yapılan Amerikan Dışişleri sözcüsünün günlük basın toplantısındaki YPG konusundaki ifadeleri (YPG’nin güvenilmez olduğuna ilişkin BİB Çavuşoğlu’nun açıklamalarının sorulması üzerine YPG’ye yardıma devam edeceklerini, YPG’nin IŞİD’e karşı etkin şekide savaştığını, YPG’nin Amerikan üretimi herhangi bir silahı PKK’ya kaçırdığına ilişkin ortada bir delilin olmadığını, Türkiye’nin sınır ötesi top atışlarını durdurması gerektiğini söyledi) de aslında Obama’nın açıklamalarının detayı niteliğinde olup ABD’nin YPG’ye desteğinin süreceği göstermektedir.

Amerikalı sözcülerin Ankara saldırısı sonrasında Türkiye’nin “saldırının arkasında YPG var” açıklamalarını şpheyle karşılayıp saldırının YPG tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, kendilerini henüz bu tespit etmedikleri şeklindeki açıklamaları da dikkate alındığında “ABD’nin YPG’den vazgeçmediği” çok net bir şekilde görülmektedir.