Başbakan Angela Merkel’in lideri olduğu, iktidardaki koalisyonun büyük ortağı CDU, ülkede bir “İslam Yasası” çıkarılması önerisini gündeme aldı. Merkel’in varisi şeklinde tanımlanan CDU Genel Başkan Yardımcısı Julia Klöckner, İslam diniyle ilgili özel bir yasa hazırlanmasının partisinin seçim programına alınmasını önerdi ve bu tarz bir yasanın Almanya’da “Müslümanların hak ve sorumluluklarını yeni bir hukuksal zemine oturtacağını” öne sürdü.

CDU’dan ve kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik’den (CSU) üst düzey birçok politikacı öneriye destek verirken, Klöckner camilerin daha sıkı dentlenmesini, imamların çalışmalarının da sıkı kurallara bağlanmasını istedi. Söz konusu “İslam Yasası” ile camiler kamuya açık bir kayıt sitemine alınacak. Böylece camiye mali yardımda bulunan ve destek verenlerin kimlikleri ile geçmişleri hakkında bilgi toplanacak. Camilerin Almanya dışından finansmanı yasaklanacak ve örneğin Türkiye’den imam gönderilmesinin yolu kapanacak.

Öte yandan yasa çerçevesinde Müslüman kuruluş ve cami derneklerine hukuki bir statü getirilirken, hastane, hapishane ve bakım evlerinde İslam inancına göre hizmet talep edilebilecek ve İslami defin işleminin önü açılacak.

“İslam Yasası” talebi, ilk kez geçen yıl koalisyon ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) tarafından dillendirilmişti. Camilerin Türkiye veya Suudi Arabistan gibi ülkeler tarafından finanse edilmesinin sona erdirilmesi gerektiğini öne süren CSU, Almanya’da görev yapan bütün imamların Almanya’da eğitilmesini ve Almanya’nın temel değerlerini paylaşması gerektiğini vurgulayarak, “İslam Yasası” ile “Aydınlanmış Avrupa’nın kendi İslamını oluşturacağını” öne sürmüştü. CSU’nun önerisi o dönemde CDU tarafından reddedilirken, önümüzdeki Eylül ayında yapılacak genel seçimlerde dördüncü kez başbakanlık için yarışacak olan Angela Merkel’in genel başkanı olduğu Hristiyan Demokratlar’ın şimdi aynı yaklaşımı sergilemesi, İslam ve mülteci karşıtı söylemleriyle tanınan Almanya İçin Alternatif (AFD) partisine gidebilecek oylarla açıklanıyor.

AFD, radikalleşme ve terörün önüne geçebilmek için camilere devlet denetimi getirilmesinin gerekliliğini ve Müslüman kurumların, Hristiyanlığa ve Museviliğe tanınan özerk kamusal statüyle aynı konumda yer alamayacağına seçim programında yer vereceğini duyurmuştu. Son anketlere göre AFD yüzde 9 destekle, Hristiyan Birlik Partileri ve SPD’den sonra en güçlü üçüncü parti konumunda. Gerçi Angela Merkel’in sözcüsü Steffen Seibert, “Böyle bir yasa hükümetin gündeminde değil” şeklinde bir açıklama yaptı.

CDU Meclis Parti Grubu Uyum Politikaları Sorumlusu Cemile Giousouf da, İslam diniyle ilgili özel bir yasa hazırlanması taleplerini yanlış bıulduğunu söyledi, ancak siyasi yorumcular Birlik Partileri’nin seçimlerde İslam ve mülteciler konusunu sıcak tutarak, AFD’ye giden oyları geri almaya çabalayacaklarına kesin gözüyle bakıyor. Avrupa Birliği, yabancı ve mülteci karşıtlığı, siyasal ve radikal İslam’a karşı olduklarını açıkça ifade ederek büyük taraftar ve oy potansiyeli yakalayan AFD, Başbakan Merkel’in en büyük rakibi olarak tanımlanıyor. Yapılan son anketler, CDU’dan gelen, İslam’a eleştirisel sinyaller sonrasında, AFD’nin kan kaybetmeye başladığını ve oylarının ilk kez düşüşe geçtiğini gösteriyor. 2015 yılında mülteci krizini politik istismar konusu olarak kullanan AfD, daha sonra İslam karşıtı açıklamalarıyla ülke genelinde yüzde 14’lük oy oranına yükselmişti.

Kaynak : http://www.amerikaninsesi.com/a/almanyada-islam-yasasi-tartismasi/3795550.html