Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Brüksel’de Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk, Bosna Hersek, Makedonya ve Kosova hükümet başkanları ve temsilcileriyle bir araya geldi.

Mogerini’nin başbakanlarla ve hükümet temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde bölgesel güvenlik, ekonomik gelişme ve işbirliği konuları, ayrıca Batı Balkan ülkelerinin Avrupa entegrasyonu ele alındı.

DÜŞMANLAR AYNI MASADA

Mogerini’nin kısa süre önce Sırbistan lideri seçilen Başbakan Aleksandr Vuçiç’i ve Kosova Başbakanı İsa Mustafa’yı aynı masaya oturtması dikkatlerden kaçmadı. AB açısından bu, Kosova’nın bağımsızlığının uluslararası arenada tanınmasına ve bu toprağın Sırbistan’dan koparılmasının sağlanmasına yönelik bir adım.

RÖTUŞLU İSTATİSTİKLER

Kosova’nın bağımsızlığının tanınması, Sırbistan’ın AB’ye girmesinin başlıca koşulu. Haziran’da Cumhurbaşkanı koltuğuna oturacak olan Vuçiç, Sırbistan için AB’ye gitmekten başka bir yol görmediğini birçok kez açıklamıştı.

Sosyal anketlere bakılırsa Sırp halkının yüzde 47,7’si, yani yarısından daha azı ülkenin AB üyeliğini destekliyor. Sosyal anketlerin sonuçları doğru olsa da, olmasa da aynı anketlerin sonuçlarına göre halkın 1999’daki Belgrad bombardımanlarını unutmayan neredeyse yüzde 80’inin Sırbistan’ın NATO’ya alınmasına karşı çıktığının da dikkate alınması gereken bir husus.

Sırbistan’ın AB’ye üye olmasına şüpheyle bakanlar, Sırp halkının AB üyeliği ile ilgili fikirlerinin ‘rötuşlanmış’ olduğunu düşünüyor.

AB’DEN SIRBİSTAN’A BASKI

Sırbistan yönetimi ilk kez Kosova liderleriyle görüşmek zorunda bırakılmıyor. Bu tür görüşmeler her zaman AB aracılığıyla veya daha doğrusunu yazmak gerekirse baskısıyla gerçekleşiyor.

2015’te Sırbistan yönetimi Brüksel’de Kosovalı Arnavutlar ile görüştürülmüş ve Kosova’daki Sırpların normal yaşamlarının sağlanmasına yönelik anlaşmalar imzalanmıştı. O zaman Vuçiç, Arnavutlarla anlaşma yaptığı için eleştirilerin odağı haline gelmiş, en cesur eleştirmenler Vuçiç’i AB üyeliği uğruna Kosova’dan vazgeçmeye hazır olan bir ‘hain’ olarak tanımlamıştı.

Yine 2015’in ekim ayında Vuçiç, Mogerini’nin aracılığıyla İsa Mustafa ile bir araya gelmiş, bir önceki görüşmede varılan anlaşmaların hayata geçirilmesi konusu masaya yatırılmıştı.

Brüksel’de gerçekleştirilen son görüşmeden, son zamanlarda Aleksandr Vuçiç’in şahsıyla bağdaştırılan Belgrad’ın hem AB, hem de NATO üyeliği konusunda Batı’nın çıkarlarına uygun bir şekilde hareket ettiğini gösteriyor. Mogerini ile yapılan görüşmenin ardından Karadağ Başbakanı Duşko Markoviç te Balkan ülkeleri liderlerinin bölgenin AB ve NATO’ya entegrasyonu üzerinde ‘el ele’ çalışma konusunda anlaştıklarını açıkladı.

NATO ve AB, Balkanların batısını kendilerine bağlama konusunda acele ediyor. Örneğin Hırvatistan ve Slovenya (yeri gelmişken Bulgaristan da) hem AB hem de NATO üyesi. Arnavutluk NATO üyesi, Karadağ ise önümüzdeki ay NATO üyesi olacak. Başbakan Markoviç’in açıklamalarına bakılırsa ülke 4-5 yıl içerisinde AB’ye de üye olacak. Makedonya ve Bosna Hersek te NATO ve AB üyeliğine alınacak sıradaki adaylar. Dolayısıyla sadece Sırbistan, halkının Kosova talepleriyle birlikte farklı bir konumda bulunuyor.

BULUTLAR DAĞILIYOR

Sırbistan için durum gerçekten farklı mı? Mogerini ile yapılan görüşmenin ardından NATO ile Sırbistan arasındaki bulutlar dağıldı. Bu durum, Karabağ Başbakanının görüşmeden sonra yaptığı konuşmasından da anlaşılıyor. Markoviç, “Sırbistan askeri tarafsızlık pozisyonu aldı, ancak Sırbistan hükümeti ve yönetimi, NATO yolunda her an Karadağ’a destek çıktı” ifadelerini kullandı. Markoviç’in bu anlamlı açıklaması, Vuçiç’in NATO ile ilgili gerçek tutumu konusunda ışık tuttu.

SIRBİSTAN FİİLEN BİR NATO ÜYESİ

Sırbistan parlamentosu, 2015 yılında konuyu toplumun tartışmasına açmadan ve basına açıklama yapmadan neredeyse gizli bir şekilde SOFA (Status of Forces Agreement) olarak bilinen NATO ile anlaşmaya onay verdi. Sonuçta Sırbistan, fiilen taahhütleri bulunan, ancak haklara sahip olmayan bir NATO üyesi oldu.

Aynı yıl Sırbistan Savunma Bakanı, Sırbistan ile NATO’nun askeri faaliyetlerinin tüm alanlarında işbirliği yapmasını öngören anlaşmayı imzaladı.

AB ve NATO, ‘sahipsiz kalan’ tüm batı Balkanlar ülkelerini kendi yörüngesine çekme konusunda sistemli bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor ve bu çalışmaların ilk sırasında, halkının yüzünün Rusya’ya dönük olan Sırbistan bulunuyor. Sosyal anketlere bakacak olursak Sırbistan halkının yüzde 65,7’si ülkenin Rusya ile birlik olmasını destekliyor, ancak Sırbistan yönetiminin başka bir kayıkta başka bir yöne yüzdüğü ortada.

 

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/analiz/201705261028628925-ab-balkanlar-politikasi/