Kasım 2016’daki seçim kampanyasında sık sık “Amerika’yı yeniden büyük yapacağız” diyen ABD Başkanı Donald Trump ile, “Çin hayalini” gerçekleştirme hedefindeki Çin lideri Xi Jinping, Florida eyaleti Palm Beach kentindeki, Trump’ın “Güney’deki Beyaz Saray” diye tanımladığı Mar-a-Lago malikânesinde ilk kez dün bir araya geldiler. İki lider arasındaki müzakerelerin iki gün sürmesi plânlanmıştır.

07prexy-1-superJumbo

 

Dünya ekonomisinin yaklaşık üçte birini, ticaretinin dörtte birini temsil eden ve en güçlü iki ordusuna sahip olan iki ülke liderinin bir araya gelmesinin algı yansıması, “21.yüzyılın karşılıklı en büyük ilişkinin buluşması” şeklinde değerlendirilmektedir. Bu olgunun bir sonucu olarak, iki taraftaki müzakere katılımcılarının olası işbirliği veya çatışması büyük sonuçlar doğurabilir. Keza analistlere göre bu zirvenin bir diğer türevi de, iki ülke ilişkilerinin Trump’ın 4 yıllık görev süresi boyunca nasıl bir seyir izleyeceği konusunda önemli ipuçları vermesi olacaktır.[1]

Zorlu Geçmesi Beklenen Müzakereler ve Tarafların Konumu

Büyük hedefleri olan iki liderden 70 yaşındaki Xi Jinping, Çin’in en güçlü liderlerinden biri olup, içine bulunduğumuz yılın sonbaharında gerçekleşecek “Çin Kominist Partisi Kongresi” nden daha güçlü çıkmayı, Çin’in “globalleşmenin kazananı” konumunu sürdürmesini sağlamayı hedeflemektedir. “Amerika’yı yeniden büyük yapmak” söylemi ile seçimi kazanmış olan 63 yaşındaki Donald Trump ise, kendi kişisel şöhretindeki “güç ve servet” unsurunu, ülkesinin ekonomisi ve uluslararası ilişkilerine de yansıtmak istemektedir.

Uluslararası ilişkilere “tweet diplomasisini” yerleştiren Trump, twitter hesabından kritik zirve hakkında geçtiğimiz hafta paylaştığı mesajda, “artık dev ticaret açığı yaşamaya tahammül edemeyeceğimiz Çin ile görüşmemiz çok zor geçecek” demişti.[2]

Financial Times’tan Kevin Rudd’un kaleme aldığı “ Trump ve Xi için iç politikalar belirleyici olacak” başlıklı yazısında, zirvede Trump’ın elinin Xi’ye göre daha güçlü olduğunu belirtti.[3] Rudd yazısında,  “ Xi’ yi Kasım ayında 19. Çin Komünist Partisi Kongresi’de yapılacak seçiminin beklediğini, Xi’in yanında yer alacak politbüro ekibindeki isimlerin bu kongrede belirlenecek. Bu nedenle Xi, önümüzdeki Kasım ayına kadar uluslararası ilişkilerde sakin bir dönem geçirmek isteyecektir” demektedir. Anılan yazıda vurgulanan ve Çin liderinin konumunu zayıflatan diğer olgu olarak da, Çin ekonomisinin “iyi olmaktan oldukça uzak” konumu gösterilmektedir.[4]

Bloomberg’de yer alan “ Trump’ın Çin pazarlığında plana ihtiyacı var” başlıklı yazıda ise, Financial Times’ın aksine, Çin’in elinin ABD’ye göre daha güçlü olduğunu savunuyor. Savunulan görüşün temel argümanı ise, Çin liderinin ne istediğini bilmesi, buna karşılık ABD’nin içinde bulunduğu yönetimsel zayıflıklar ve henüz yönetimin tam hâkim olmaması olarak sıralanmaktadır.[5] Bu görüşte kısmen doğru taraflar olsa da, önceki paragrafta belirtilen görüşleri daha desteklenir bulmaktayız.[6]

Zirvenin Ana Gündem Maddeleri

İki gün sürecek liderler toplantısında ele alınması en güçlü duran konuları aşağıdaki başlıklarda toplayabiliriz:

  • İkili ticari ilişkiler: İki ülke arasında toplam 578,5 milyar Amerikan Doları’na ($) ulaşan ticarî ilişkilerde ABD tarafı geçen yıl 347 milyar $ açık vermiştir.[7] Bu durumda Çin, ABD’nin en fazla ticaret açığı verdiği ülke konumunda bulunmaktadır. Buradan hareketle, Çin’in korumacı ticaret politikalarının, müzakerelerin hedefinde olacağı öngörülmektedir. Trump’ın zirveden günler önce ABD’nin ticaret açığını yükselten “adil olmayan ticaret uygulamalarıyla” mücadele kapsamında iki başkanlık kararnamesi çıkarması da, kritik görüşmeden eli boş çıkmak istemediği tezini güçlendirmektedir.

 

  • Güney Çin Denizi sorunu: Bilindiği gibi ABD, Güney Çin Denizi’nde Çin’in askerî yığınak yaparak, bölge ülkelerini tehdit etmesinden rahatsızdır. Görüşmeden, ABD ve Çin’in, başta Asya-Pasifik bölgesi olmak üzere tüm dünyada barış, refah ve istikrar için işbirliği yapacağı tarzında diplomatik bir açıklama gelmesi en muhtemel sonuç olarak durmaktadır.

 

  • Kuzey Kore’nin nükleer programı: Trump-Xi görüşmesinden, Kuzey Kore’nin nükleer girişimleri konusunda nasıl bir sonuç çıkacağını tahmin etmek çok zor durmaktadır. Ancak Trump’ın İngiliz Financial Times gazetesine verdiği mülakatta, Çin’in Kuzey Kore üzerinde büyük etkisi olduğunu vurgulayarak, “Eğer Kuzey Kore işini Çin çözmezse, biz çözeceğiz” şeklinde konuşması, Beyaz Saray’ın bu konuda ısrarcı olacağını göstermektedir.[8]

 

  • Tayvan konusu: Pekin yönetimi, Trump’ın ‘Tek Çin’ politikasına karşı Tayvan’la olan ilişkilerini derinleştirebileceği konusunda endişeler taşımaktadır. Bununla birlikte Xi Jinping’in, yapılacak ikili görüşmelerde, ABD’nin Pekin’i “Tek Çin”in başkenti olarak tanıması yolundaki taleplerini masaya süreceği belirtilmektedir.

 

Her iki ülke birlikte dünya karbondioksit salınımının yüzde 42’sinin sorumlusu olmalarına rağmen, iki liderin yapacakları toplantıda “iklim değişikliği” konusunun ele alınması beklenmemektedir.[9]

 

Ele alınacak konularla ilgili yukarıda özetlenen başlıklar ve sonraki bölümde açıklanacak hususlar dikkate alındığında, her iki liderin konumunun ve savundukları fikirlerin bir ölçüde yer değiştirmiş olduğunu izlemekteyiz. Şöyle ki, şimdilerde Çin, mevcut sistemin genişleyerek sürdürülmesi için gerekli revizyonların yapılmasını; Amerika ise, mevcut sistemin değiştirilmesini tercih eden ve bu amaçla mevcut sistemde revizyon isteyen tarafa dönüşmüşlerdir.[10]

 

Ekonomi-Politik Bağlamda İki Ülke İlişkileri

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde ABD tarafı yaklaşık 350 milyar $ açık vermekte olup, anılan aleyhte durum 2005 yılından bu yana 200 milyar $’ın üstündedir. Öte yandan Çin’in elindeki Amerikan Hazine Bonosu tutarı 1.12 trilyon $ dır. Söz konusu rakam ile Pekin, 1.13 trilyon tutarındaki Tokyo’dan sonra ikinci büyük Amerikan Bonosu taşıyıcısı konumundadır.[11]

Çin ve ABD dünyanın en çok doğrudan yabancı sermaye yatırımı (FDI) almış ülkesidir. Şöyle ki, global FDI’ın yüzde 19’unu Amerika’da, 10’unu da Çin’dedir.[12] 3.4 trilyon $ uluslararası döviz rezervine sahip olan Çin’in giderek artan FDI tutarı 800 milyar‘a ulaşmış olup, bunun 38 milyar’ı ABD ve Avrupa ülkelerinedir. (ABD’de 20 milyar)[13] Diğer yandan Çin’deki Amerikan FDI tutarı ise 75 milyar $ civarındadır.[14]

Bu konudaki bir diğer olgu da, geçtiğimiz yıl Çin’in ABD’deki yatırımlarının, Amerika’nın Çin’deki yatırımlarını ilk kez geride bırakması olmuştur. Rhodium Group’un verilerine göre 2016 yılında, bir önceki yıl 15 milyar dolar olan Çinli şirketlerin ABD yatırımları, 46 milyar doları aşmıştır. Çinli dev firmaların son 17 yılda Amerika Birleşik Devletlerine 109 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmiş olup, bu şirketlerde toplam 140 bin kişi istihdam edilmektedir.[15]

Bilindiği gibi ABD’nin uzun yıllara dayanan “dış ticaret açığı” sorunu bulunmaktadır. Söz konusu açık tutarı, 2006’daki 762 milyar $ zirvesinden sonra 2016 yılında 502 milyar olarak gerçekleşmiştir.[16] Şurası yadsınamayacak bir gerçektir ki, 20 trilyon $ tutarındaki ulusal borç ve yaklaşık 600 milyar $ “bütçe açığı” ile Washigton, “bu açıkla harcamalarını sürdürmesi” için artık yeterince güçlü görünmüyor. Ancak FED’in faiz artışlarının bu döneme denk gelmesi, ABD’nin “kaynak sorunu” karşısında elini güçlendirecek gibi durmaktadır.

Savunma harcamalarında 54 milyar $ gibi dev bir artış öngören Trump, ABD-Çin ekonomik ilişkilerini yeniden şekillendirmek istemektedir. Bu bağlamda, Amerikan şirketlerinin geçen yıl 350 milyar $ ticaret açığı verdiği ve istihdam kaybı için sorumlu gördüğü Çin için alternatifler bulunmasını talep etmektedir. Bunu gerçekleştirmek için Beyaz Saray Ticaret Konseyi Başkanı Peter Navarro’nun Çin’e karşı masaya sürdüğü gümrük tarifelerini yükseltmek seçeneğini hayata geçirmeyi, çözüm olarak görmekte ve şimdilerde yüzde 3 olan Çin malları üzerindeki Amerikan gümrük tarifelerini 45’e yükseltmek istemektedir.[17] Diğer yandan Trump’ın, Hazine Bakanı Steven Mnuchin’in de görüşlerine koşut olarak, Pekin’i döviz manipülatörü olarak da gördüğü bilinmektedir.[18]

Çin, global ekonominin gidişine paralel olarak son yıllarda ekonomik büyümede zorluklarla karşılaşmakta, sonucunda büyüme oranı yüzde 8/9’lardan 6,5’a inmiştir. Pekin, bu olumsuz koşulları, 13.Beş Yıllık Plân doğrultusunda “iç pazar potansiyeli” ni değerlendirerek; aşırı borçlanmasını ve bütçe açığını sürdürerek, devlet sahipli firmalar (SOE) ve devlet bankaları üzerinden aşmaya çalışmaktadır.[19]

Ancak hâlihazırdaki sürecin Çinli lider Xi için oldukça iyi işlediği anlaşılmaktadır. Zira Çinli lider küresel elitlerin bir araya geldiği İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı sunumda, “Ticaret savaşı yapmak sadece yaralanmalara ve her iki tarafın kaybına neden olur.” şeklinde konuşmuştu.[20] Xi’nin önündeki seçenekler, sigorta ve telekomünikasyon gibi kapalı hizmet sektörlerini açması, ya da ABD’den gelen talepleri umursamadan başka bölgelerde ticaretini artırması olarak görülmektedir. Uluslararası güvenlik uzmanlarının büyük bir bölümü, ABD’de Trump’ın seçimleri kazanmasından önce bile, Çin’in askeri varlığını giderek arttırmasının, 70 yılı aşkın bir Amerikan egemenliğine meydan okuduğu  anlamına geldiğini ve bu gelişmenin Asya Pasifik bölgesindeki çatışma olasılığını arttırdığını öngörüyordu..

Sonuç Yerine

Global ekonominin yaklaşık üçte birini, ticaretinin dörtte birini temsil eden ve dünyanın en güçlü ordularına sahip olan iki ülke liderinin bir araya gelmesi, bölge ve global ölçekte, ekonomi, siyaset, güvenlik ile, her iki ülkenin geleceği açısından önemsenecek bir buluşmadır.

Son yıllarda iki ülke arasındaki ilişkilerde Amerikan tarafının politikası, “doğru ve sürdürülebilir” bir denge kurmak, farklılıkları daraltmak ve bu arada çıkarlar doğrultusunda işbirliğini genişletme üzerine kurulmuştur. Bu gelişmeye, uzay güvenliği, insan hakları, ticaret ve yatırım uygulamaları/ hukukî altyapı, Güney ve Doğu Çin Denizlerindeki Çin yapılanması konularındaki anlaşmazlıkların engel teşkil etmemesine çalışılıyordu. Keza ilişkilerdeki bu olumlu yaklaşım Çin tarafı için de geçerlidir. Pekin tarafının son aylarda özen gösterdiği bir diğer konu da, ABD’nin yeni başkanı Trump ile de bu işbirliğini sürdürmek olmuştur.

Çalışmamızın yukarıdaki bölümünde tartışıldığı gibi, iki ülke arasındaki ekopolitik gerçekler, toplantı sürecinde daha  çok Xi tarafına kolaylık sağlayacak gibi durmaktadır. Ortadoğu başta olmak üzere, dünyanın çeşitli bölgelerinde sorun ve çatışmaların yaşandığı günümüzde, dünyanın en büyük iki ekonomi ve silahlı gücüne sahip ülke liderleri arasındaki bu görüşmelerin, mevcut gerginliklerin azalmasında katkısının görüleceğini düşünmekteyiz.

 

[1] Jonathan Stromseth,”As Xi and Trump meet, China’s neighbors will be watching”,Brookings,4.04.2017, https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2017/04/04/as-xi-and-trump-meet-chinas-neighbors-will-be-watching/?utm_campaign=Brookings%2 (5.04.2017)

[2] “Trump hypes next week’s meeting with Xi Jinping on Twitter, predicts it will be very difficult”,31.03.2017, http://shanghaiist.com/2017/03/31/trump_xi_meeting_difficult.php (5.04.2017)

[3] Kevin Rudd,”Domestic concerns matter for Trump and Xi in Florida meeting”,FT, https://www.ft.com/content/3c62a276-1941-11e7-9c35-0dd2cb31823a (6.04.2017)

[4] Çin ekonomisindeki kırılganlıklar için bkz. Ersin Dedekoca,” Çin’in İki Büyük Ekonomik Kırılganlığı: Borç Balonu ve SOE’ler”,22.08.2016, söyledik.com, http://soyledik.com/tr/makale/917/cinin-iki-buyuk-ekonomik-kirilganligi-borc-balonu-ve-soeler–ersin-dedekoca.html(6.04.2017) 

[5] “Trump Needs a Plan to Deal With China”,Bloomberg, 4.04.2017, https://www.bloomberg.com/view/articles/2017-04-04/trump-administration-needs-a-plan-to-deal-with-china (6.04.2017)

[6] Ersin Dedekoca,”2017: İkinci Dünya Savaşından Bu Yana En Belirsiz Yıl”,Anka Enstitüsü,8.01.2017, http://ankaenstitusu.com/2017-ikinci-dunya-savasindan-bu-yana-en-belirsiz-yil/ (4.04.2017)

[7] US Census Bureau/Foreign Trade, https://www.census.gov/foreign-trade/balance/c5700.html (6.04.2017)

[8] “North Korea fires missile as Trump and Xi prepare to meet“,FT, 5.04.2017, https://www.ft.com/content/7d25f61c-1993-11e7-a53d-df09f373be87 (6.04.2017)

[9] “Donald Trump ‘won’t discuss climate change’ at meeting with Xi Jinping despite US and China being worst polluters”,Independent,5.04.2017, http://www.independent.co.uk/environment/donald-trump-xi-jinping-meeting-climate-change-denial-hoax-existential-threat-a7669186.html (6.04.2017)

[10] “Is China challenging the United States for global leadership?”,The Economist,1.04.2017, http://www.economist.com/news/china/21719828-xi-jinping-talks-china-solution-without-specifying-what-means-china-challenging (3.04.2017); Andrew Small,“Role Reversal in the Xi-Trump Summit”,5.05.2017,GMF, http://www.gmfus.org/blog/2017/04/05/role-reversal-xi-trump-summit (6.04.2017)

[11] “China is no longer the biggest foreign holder of U.S. debt”,CNN Money,16.12.2016, http://money.cnn.com/2016/12/16/investing/china-japan-us-debt-treasuries/ (6.04.2017)

[12] “United States-China Two-way Direct Investment:Opportunities and Challenges”,Brookings Institution,Ocak 2015, https://www.brookings.edu/wp-content/uploads/2016/06/us-china-two-way-direct-investment-dollar.pdf (7.04.2017)

[13] “China’s overseas investment at record high”,RT,23.09.2016, https://www.rt.com/business/360397-china-foreign-investment-record-high/(7.04.2017); “2012 Statistical Bulletin of China’s Outward Foreign Direct Investment”, Ministry of Commerce of China,18.01.2016, http://english.mofcom.gov.cn/article/newsrelease/policyreleasing/201602/20160201251488.shtml (7.04.2017)

[14] “Direct investment position of the United States in China from 2000 to 2015 (in billion U.S. dollars, on a historical-cost basis)”,Statista, https://www.statista.com/statistics/188629/united-states-direct-investments-in-china-since-2000/ (7.04.2017)

[15] “New Neighbors 2017 Update: Chinese FDI in the United States by Congressional District”,Phodium Group,4.04.2017, http://rhg.com/notes/new-neighbors-2017-update-chinese-fdi-in-the-united-states-by-congressional-district (7.04.2017)

[16] “U.S. INTERNATIONAL TRADE IN GOODS AND SERVICES”, U.S. Census Bureau,4.04.2017, https://www.census.gov/foreign-trade/Press-Release/current_press_release/ft900.pdf (7.04.2017)

[17] “Donald Trump Says He Favors Big Tariffs on Chinese Exports Photo”,NYT,7.01.2016, https://www.nytimes.com/politics/first-draft/2016/01/07/donald-trump-says-he-favors-big-tariffs-on-chinese-exports/?_r=0 (6.04.2017); “Trump’s China tariff idea could hit some US industries especially hard”,CNBC, 7.12.2016,  http://www.cnbc.com/2016/12/07/trump-and-china-tariff-on-imports-would-hurt-many-us-companies.html (6.04.2016)

[18] “Exclusive: Trump calls Chinese ‘grand champions’ of currency manipulation”,Reuters,24.02.2017, http://www.reuters.com/article/us-usa-trump-china-currency-exclusive-idUSKBN1622PJ (6.04.2017)

[19]Salvatore Babones ,“Can China afford to challenge the United States?“AlJazeera,6.03.2017, http://www.aljazeera.com/indepth/opinion/2017/03/china-afford-challenge-united-states-170305104843474.html (5.04.2017); David Dollar,“How will Trump and Xi approach trade issues?”,East Asia Forum,2.04.2017, http://www.eastasiaforum.org/2017/04/02/how-will-trump-and-xi-approach-trade-issues/ (5.04.2017)

[20] Douglas Bulloch,“Xi Jinping’s Davos Speech Defends Globalization But Does China Really Mean It?”,Forbes,18.01.2017, https://www.forbes.com/sites/douglasbulloch/2017/01/18/xi-jinpings-davos-speech-defends-globalisation-but-does-china-really-mean-it/#69b5817b3124 (7.04.2017)