Amerika Başkanı Donald Trump, stratejik öneme sahip bir Avrupa turuna çıkıyor. Trump, 11-12 Temmuz tarihlerinde Brüksel’de yapılacak NATO zirvesine katılacak. Ardından seçilmesinden bu yana ilk kez Londra’ya geçerek, Brexit krizinin ve protesto gösterilerinin gölgesinde, Başbakan Theresa May ve Kraliçe 2. Elizabeth ile görüşecek. Daha sonra 16 Temmuz’da Helsinki’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tarihi zirvede bir araya gelecek.

Ancak, “AB ülkelerinden NATO’ya daha fazla katkı yapmaları isteği, ticaret savaşları ve Rusya lideri Putin ile gerçekleşecek stratejik zirve” nedeniyle, Başkan Trump’ın gelişi NATO yönetimini ve AB liderlerini korkutuyor. İklim anlaşması üzerindeki görüş ayrılığı, ticaret savaşları ve İran Nükleer Anlaşması’ndan Amerika’nın çekilmesi gibi adımlar AB liderlerinin NATO zirvesine gergin girmesine yol açıyor. Zira bugüne kadar hiçbir ABD Başkanı, Avrupa hakkında bu derece sert politikaları ve görüşleri açıkça dile getirmedi.

Brüksel ‘de düzenlenen iki günlük toplantıda, Baltık ülkelerindeki NATO varlığının artırılması, AB ile yeni işbirliği, NATO’nun yapısal modernizasyonu ve bölgesel istikrar konuları ele alınacak. Ancak Trump, Haziran ayı sonunda, 9 NATO üyesi ülkeye bir mektup göndererek, “2024’e kadar yüzde 2’lik hedefi bütçelerinde öngörmelerini” isteyerek gündemin ABD açısından önem içeren başlığı konusunda ilk ipucunu verdi.

Trump mektubun ardından, 5 Temmuz’da Montana’da düzenlediği bir mitingde Almanya Başbakanı Angela Merkel’e seslenerek, “Biliyor musun Angela, biz sizi koruyoruz ve bu sizin için çok daha fazla anlam içeriyor. Bunun karşılığında biz nasıl bir koruma elde ediyoruz, bunu bilmiyorum. Artık kendi faturanızı ödemenin vakti geldi. Amerika bundan böyle her şeyle ilgilenmeyecek.” diyerek ikinci uyarıyı yaptı.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “Maliyetin paylaşımı zirvenin ana gündem maddesi olacak” sözleriyle bunu doğruladı.

Trump’ın hedefi Merkel olacak

Trump’ın NATO zirvesindeki en önemli hedefinin Almanya Başbakanı Angela Merkel olacağı ve Merkel üzerinden tüm Avrupa’ya mesaj vermeye hazırlandığı belirtiliyor. Merkel’in, savunma bütçesini arttırsa da, “ABD yönetimi tarafından istenen GSYİH ‘nın %2’si seviyesine çıkarmamasını” gündeme getirmesi bekleniyor.

Trump, Pazartesi günü attığı Tweet’te de, “ABD, NATO mensubu diğer ülkelerden daha fazla ödüyor. Bu adil ve kabul edilebilir değil. Ben Başkan olduğumdan beri bu ülkeler katkı paylarını artırsalar da, bu yeterli değil, daha fazla yapmalılar, Almanya yüzde 1, ABD yüzde 4 katkı yapıyor. Avrupa, ABD’nin yaptı katkıdan çok geride. Bazı hesaplarda, ABD NATO’nun giderlerinin yüzde 90’ını ödüyor. Hâlbuki bazı ülkeler taahhüt ettiği yüzde 2’ye bile yaklaşmadı. Üstelik AB, ABD ile yaptığı ticarette 151 milyon dolarlık bir ticaret fazlasına sahiptir. Hayır!” diyerek NATO’da AB ülkelerine baskı yapacağının sinyallerini de verdi.

Konuya ilişkin birbiri ardına açıklama yapan Trump, ticaret savaşlarına da değinerek “New York’un 5’inci caddesinde çok sayıda Mercedes olmasına rağmen, Almanya sokaklarında yeterince Chevrolet yok.” diyerek doğrudan Almanya’yı hedef alıyor.

Le Monde gazetesine konuşan AB uzmanı Nicole Gnesotto Trump’ın bu politikasını, “Barack Obama, AB-ABD ilişkilerinin liderliğini sembolik olarak Merkel’e vermişti. Trump, Almanya’nın bu liderliğini kırmak istiyor ve açıkça ittifak kavramına o kadar değer vermiyor.” dedi.

AB birlik görüntüsü için çalışacak

AB liderleri, Trump’ın “NATO’nun inanılırlığının zedelenmesi pahasına, Avrupa’dan mali yükün paylaşılmasını talep etmesi” beklentisiyle zirveye hazırlanıyor. Başta Paris ve Berlin olmak üzere, AB başkentleri Trump’ın bu meydan okumasına karşı koymak için birlik görüntüsü vermek için kulis yürütüyor.

Ancak AB, kendi içinde ‘Birlik değerleriyle, illiberal ve popülist rejimlerin yükselmesine karşı direnme kapasitesini test eden bir mülteci kriziyle’ parçalanmış durumda. İngiltere’deki Brexit istifaları, Almanya ve İtalya’da yükselen popülist hareketler de AB yönetimlerinin elini zayıflatıyor.

Fransa, “ABD başkanı bir bağlantı kurmaya çalışsa bile, ne ticaret savaşları, ne iklim, ne de nükleer anlaşma NATO gündeminde yok. Avrupa, güvenlik sorunu ve bunun gereklerinin kollektif olarak farkında” diyerek tansiyonu düşürmeye çalışıyor.

Fransız Avrupa milletvekili Arnaud Danjean, AFP’ye verdiği demeçte, “Zirvenin başarısı Trump’ın nasıl bir ruh halinde olduğuna bağlı olacak. Katlanılmaz bir zirve olacak. Trump yönetiminin yarattığı belirsizlik, tüm Avrupalı aktörleri kapsamaktadır.” dedi.

ABD uzmanları, Trump’ın Putin ile yapacağı görüşmeye NATO zirvesinden daha büyük önem verdiğini belirtiyor. Le Monde’a konuşan Carnegie Vakfı Başkan Yardımcısı Thomas Carothers, “Putin’in hedefi, ABD ile AB’nin arasını açmak, Avrupa ülkelerinin de kendi aralarında bölünmesini sağlamak. Bunun yansımalarını NATO zirvesinde göreceğiz.” diyerek, NATO zirvesinin Trump-Putin görüşmesinin gölgesinde gerçekleşeceğine dikkat çekiyor.

“Avrupa Görev Gücü” alternatifi

Üstelik NATO Anlaşması’nın 5’inci maddesiyle düzenlenen “Bir NATO üyesi ülke saldırıya uğrarsa, diğer üyeler otomatik olarak müdahale eder” maddesinin ABD tarafından uygulanacağına dair şüpheler de bulunuyor. Almanya’da konuşlanan ABD güçlerinin yeniden konuşlandırılması konusu da şüpheleri artırıyor.

Bu şüpheler Avrupalı liderleri AB’nin kendi savunma sistemini kurmaya itiyor. Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, “Bu bağlamda Avrupa savunması gerekli bir yapılanma” diyerek bu endişeyi açıkça dile getiriyor. Fransa, NATO üyesi 8 diğer ülkeye, askeri operasyon yetkisi olacak bir “Avrupa Görev Gücü” oluşturulmasını önerdi. Bakan Parly, “bu gücün NATO’ya alternatif değil, tamamlayıcı nitelikte olacağını” belirterek müttefikleri rahatlatmaya çalıştı.

Fransa, NATO zirvesinde, Avrupa güvenliğini içeren büyük bir konferans toplanmasını da önerecek. AB ve NATO zirvede, yeni işbirliği modelini içeren ortak bir açıklama yapacak.

 

Fotoğraf: Reuters

Kaynak: https://www.amerikaninsesi.com/a/ab-de-nato-zirvesi-ve-trump-korkusu/4476259.html