Facebook
Facebook
LINKEDIN
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

 

Ermeni diasporasının çatı kuruluşu olan Ermeni Örgütleri Koordinasyon Konseyi’nin (Conseil de Coordination des organisations Arméniennes de France: CCAF) 5 Şubat 2019 tarihindeki toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 24 Nisan’ı sözde Ermeni soykırımı anma günü ilan edeceğini açıklamıştır. Macron Twitter’da yaptığı paylaşımda “Fransa tarihle yüzleşir. Gelecek birkaç hafta içerisinde söz verdiğim gibi 24 Nisan’ı Ermeni soykırımını anma günü ilan ediyoruz”  demiştir. Fakat gerek Cezayir ve gerekse Ruanda da yaptıkları soykırımlar ile yüzleşmemiştir.

Fransa’nın önceki Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de sözde Ermeni soykırımını iktidarda olduğu dönemde devamlı gündeme getirmiştir: “Nicolas Sarkozy orders new Armenian genocide law: President Nicolas Sarkozy has ordered his government to draft a new law punishing denial of the Armenian genocide after France’s top court struck it down as unconstitutional.” (https://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/europe/armenia/9112129/Nicolas-Sarkozy-orders-new-Armenian-genocide-law.html, Mr Sarkozy was accused of pandering to an estimated 400,000 voters of Armenian origin ahead of an April-May presidential election Photo: REUTERS9:49PM GMT 28 Feb 2012) Sarkozy Türkiye’nin AB üyeliğine de şiddetle karşı çıkmış ve “Türkiye Avrupalı değildir” demişti.

Sarkozy, İçişleri Bakanı iken 14 Kasım 2006 tarihinde Cezayir’de Fransa Büyükelçiliği’nde verilen kokteyl sırasında kendisine yöneltilen “Fransa özür dileyecek mi” sorusuna “babalarının yanlışları için oğulların özür dilemesi beklenemez” demiş ve şunları söylemiştir: “Sömürgecilik sistemi, adaletsiz bir sistem. Akdeniz’in her iki yakasında yaşayan kadınlar ve erkekler bu nedenle acılar yaşadı…Tıpkı 1915 olayları sırasında, Ermenilerin yanı sıra Türklerin de yaşadıkları büyük acılar gibi…” Fransa ile 2001’de, 2006’da, 2011’de ve 2019’da aynı sıkıntıyı yaşıyoruz.

Bu açıdan bakınca, şu soruyu sormak gerekir: 18 yılda Türkiye ne yaptı? Ya da daha önemlisi ne yapamadı? O dönemde Sarkozy’ye mektup yazan az sayıda kişiden biri olan Sayın Refik Mor’un mektubunu tarihe not düşülmesi açısından aşağıda paylaşmak istedim. Almanya’nın Schleswig-Holstein Eyaleti’ne bağlı Neumünster kentinde yaşayan siyasetçi Refik Mor, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve milletvekili Boyer’e 12 Ocak 2012 tarihinde Soykırımı İnkar Yasası konusunda İngilizce ve Türkçe açık mektup göndermiş ve şu açıklamayı yapmıştır: “Hıristiyan Demokrat Birlik Parti (CDU) Neumünster İl Meclis Üyesi Mor, “Sarkozy ve Boyer’in resmi önergesinin Avrupa Adalet Divanı karşısında artık hukuki bir dayanağı yoktur. Ne Avrupa Parlamentosu’nun, ne de Fransız Parlamentosu’nun bu siyasi kararı, ATAD’ın kararından üstün değildir.”  Mektup aşağıdadır.

“Neumünster,   12.01.2012

Refik Mor

Geibelstr.1324536 Neumünster

Allemagne

Sayın Senato Başkanı Jean-Pierre Bell,

Sayın Cumhurbaşkanı Sarkozy,

Sayın UMP Milletvekili Boyer,

Tarafınızdan verilen “Resmi olarak tanınan soykırım suçlarının inkârına 1 yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası” öngören kanun tasarısı, Fransa meclisinde kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu girişiminizi, parlamenter olmanız gereği en doğal hakkınız olarak görüyorum. Yalnız burada doğal ve hukuki olmayan bir şey varsa, o da kabul edilen resmi önergenizin Avrupa Adalet Divanı Kararı karşısında artık hukuki bir dayanağının olmadığıdır. Avrupa Parlamentosu’nun siyasi kararı ile Fransız Parlamentosu’nun siyasi kararından, Avrupa Adalet Divanı’nın hukuki kararının bu ikisinden üstün olduğunu, hepimiz biliyoruz. Lütfen benim görüşümü de dinlemenizi rica ediyorum. Bu konudaki Fransız ve Alman Parlamentoları’nın resmi kararlarını bir yana bırakın, 20 Temmuz 1987’de Avrupa Parlamentosu C-190 esas nolu resmi kararı ile içerik olarak “Türkiye Ermeni soykırımını tanımadığı müddetçe, AB’ye üye olamaz’’ denen siyasi bir karar almıştır.

YAZININ TAMAMINI AŞAĞIDAN OKUYABİLİRSİNİZ