Türkiye'nin Mısır'da IŞİD'in sorumluluğunu üstlendiği ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılarının ardından Kahire yetkililerine dışişleri bakanlığı düzeyinde taziyelerini iletmiş olması, iki ülke arasında 2013'te kopan ilişkileri yeniden yakınlaştırmak için bir kilometre taşı mı? Siyasetçi ve uzmanlar konuyu Sputnik'e değerlendirdi.

Mısır'da 2013 yılında gerçekleştirilen askeri darbeyle Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi iktidarının devrilmesinden bu yana Türkiye ve Mısır arasında giderek açılan uçurum, uzun bir sürenin ardından ilk kez dışişleri bakanlığı seviyesinde bir temasla durakladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır'da IŞİD'in Hristiyanları hedef alan ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıları nedeniyle, Mısırlı mevkidaşı Samih Şükri'ye taziyelerini iletti.

Eylül 2016'da Venezüella'da gerçekleşen Bağlantısızlar Zirvesi'nde ayaküstü konuşurken görüntülenmelerinin ardından ilk temas niteliğinde olan Çavuşoğlu ve Şükri'nin bu görüşmesi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi'nin Müslüman Kardeşler Teşkilatı'nı (İhvan) terör saldırısından sorumlu tutan açıklamaları takiben gelmesi itibariyle önem arz ediyor. Zira, Ankara-Kahire gerginliğinin temeli, Ankara'nın ikili ilişkilerin düzelmesi için Mursi ve destekçilerinin serbest bırakılması yönündeki ısrarları olduğu bilinen bir gerçek. 

Peki, söz konusu değişkenler ışığında iki ismin pazartesi günü gerçekleştirdiği telefon görüşmesi, Ankara ve Kahire'nin ilişkilerinde yakınlaşma döneminin başladığına işaret ediyor olabilir mi? Ankara'nın ikili ilişkilerin düzelmesi için Mursi ve destekçilerinin serbest bırakılması yönündeki taleplerinde bir yumuşama olacak mı?

AK PARTİLİ BÜRGE: NORMALLEŞME İÇİN KOŞULLARIMIZ, MISIR'IN TEPKİSİNİ ÇEKİYOR

AK Parti İstanbul milletvekili ve AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Hüseyin Bürge, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun bu adımı 'Türkiye'nin terörizm karşısındaki net duruşu sebebiyle' attığını ifade etti.

Bürge, Sputnik'e verdiği demeçte, "Her ne kadar iki ülke arasındaki ilişkiler maslahatgüzar seviyesinde devam etse de, dünyanın neresinde olursa olsun teröre ve teröristi destekleyenlere karşı net bir duruşu olan Türkiye Cumhuriyeti devletimizin Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır'da gerçekleşen bu terör saldırısında da tamamen terör karşıtı duruşu ve insani nedenlerden dolayı Mısır'daki muhataplarımızla iletişime geçerek, tüm Mısır halkı için başsağlığı ve taziye dileklerini iletti" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Mısır'la ilişkileri normalleştirmeye hazır olduğunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından daha önce ifade edildiğine işaret eden Bürge, "Türkiye'nin bu açıklamaları Mısır tarafınca olumlu karşılanmakla birlikte, açıklamalarımızda yer alan koşullar Mısır tarafının tepkisine yol açtı" dedi. Bürge'nin bahsettiği koşullar, Türkiye'nin Mısır'da siyasi mahkumlara yönelik af başta olmak üzere çeşitli konuları içeriyor.

TANRIVERDİ: ATILAN ADIMI DİPLOMATİK ADIM OLARAK DEĞERLENDİRMEK ZOR

Konuyla ilgili Sputnik'e değerlendirmede bulunan Ortadoğu Araştırmacısı Nebahat Tanrıverdi'ye göre, Çavuşoğlu'nun taziye adımını Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin düzelmesi için bir kilometre taşı olarak yorumlamak zor.

Tanrıverdi, "Bu kadar acı bir olay karşısında Türkiye'nin attığı adımın diplomatik bir adım olarak değerlendirilmesi zor. Türkiye, burada yapması gereken bir hareketi gerçekleştirdi. Duruma böyle bakmak daha sağlıklı çünkü 2013'ten bu yana bir çok hamlenin ilişkileri düzeltmek için bir adım olup olmadığı tartışıldı. Bu da yanlış beklentiler doğurdu. Bu tip durumlarda ilişkileri yumuşatır mı yumuşatmaz mı şeklinde değerlendirme yapmanın ikili ilişkilere bir katkı sağlamıyor olması deneyimle sabit" dedi.

TANRIVERDİ: LİBYA VE SURİYE TUTUMLARI BELİRLEYİCİ OLUR

Tanrıverdi, iki ülke arasındaki uzun vadeli dış politika değişiminin Akdeniz'de güvenlik ve mülteci meselesinin yanı sıra Türkiye ve Mısır'ın Suriye ve Libya politikalarında ortak noktalarda uzlaşmasından geçtiğini savundu: "İki ülke de söz konusu kriz alanlarıyla ilgili uzun vadeli bir ortak dış politika üretebilirse, ilişkilerin yumuşaması beklenebilir. Ama bu gibi olaylar karşısındaki spontane tepki ve adımların ilişkileri yumuşatmaya etkisi yok. Çünkü ortada derin bir kriz var."

Türkiye'nin Mısır'la ilişkilerin düzelmesi için Mursi ve destekçilerinin serbest bırakılması yönündeki talebi konusunda kısa vadede geri adım atmayacağını ifade eden Tanrıverdi, "İsrail-Türkiye de benzer süreçten geçti. Çeşitli talepler vardı. İki taraf da adım atarak ortak nokta buldu. Belki Mısır ve Türkiye arasında da bu orta yol bulunabilir" dedi.

Uzman, Mısır'la ilişkilerin referandum ve Suriye meseleleriyle son derece meşgul Türkiye için şu anda öncelik arz etmediğini de sözlerine ekledi.

ASLANTAŞ: OLUMLU BİR GELİŞME

ANKA Enstitüsü Başkanı Rafet Aslantaş da 45 kişinin yaşamını yitirdiği saldırılardan sonra Dışişleri Bakanları arasında yapılan görüşmeyi 'insani bir zorunluluk' olarak nitelendirmekte ancak Aslantaş, yakın gelecekte bu görüşmelerin olumlu sonuçlar vereceğini ve çeşitleneceğine inanıyor.

Türkiye ve Mısır ilişkilerini değerlendirirken, Mısır'ın ABD ve Rusya ile kurduğu yakın ilişkilerin de önemli rolünü hatırlatan Aslantaş, "ABD ve Mısır liderleri arasındaki yakınlık, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın başkanlık kampanyasına kadar uzanıyor. İlk görüşmeyi bu dönemde yaptılar, sonrasında da sürdürdüler. Sisi, ABD seçimlerinden sonra Trump'ı kutlayan ilk Arap lideri olarak aldığı davet üzerine Nisan ayında ABD'ye ziyarette bulundu ve sıradışı övgüler aldı" dedi.

Aslantaş, Sisi'nin Rusya'ya yaptığı ziyaret ve müteakiben ivmelenen çok yönlü ilişkilerin dikkat çekici olduğuna değindi.

 

Fotoğraf: Reuters / Mohamed Abd El Ghany

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/columnists/201704121028041691-turkiye-misir-iliskileri-normallesir-mi/