Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE
LINKEDIN
Share

Kamuoyunda pek bilinmeyen, Albert Einstein tarafından Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına yönelik 17 Eylül 1933 tarihinde yazılmış bir mektubu paylaşmak istiyorum.

Mektup, Almanya’dan 40 profesörle doktorun bilimsel çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine izin verilmesiyle ilgilidir. Einstein, bu kişilerin Almanya’da yürürlükte olan yasalar sebebiyle mesleklerini yapamadığından şikayet etmekte, Türkiye’den çalışmalarına devam etmeleri için izin vermesini talep etmektedir. Albert Einstein’ın bu mektup vesilesiyle görüştüğü Türk bilim insanına “Siz biliyor musunuz dünyanın en büyük liderine sahipsiniz dediğini, bilmeyenlerin bilmesinde yarar görüyorum.

Almanya’da Nazilerin iktidara gelmesiyle tehdit altında bulunan Museviler’in korunması amacıyla Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği (OSE) isminde bir kuruluş oluşturulmuştur. Merkezi Paris’te olan OSE’nin şeref başkanı olan Einstein, dönemin başbakanı İsmet Bey’e (İnönü) bir mektup yazmıştır. Cumhuriyet Arşivi’nde kayıtlı mektuba İsmet İnönü’nün el yazısıyla düşülen nota göre İnönü, 9 Ekim’de mektubu dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşid Galip Beye havale etmiştir.

Mektupta el yazısıyla yazılmış muhtemelen Reşit Galip Bey’e ait olan açıklamada “Teklif, mevzuata uygun …değildir”, “Bunları bugünkü şartlara göre kabul imkansızdır” ifadeleri yer almıştır. Fakat Alman bilim insanlarının Türk üniversitelerinde görevlendirmesi ve Üniversite Reformu’nun da bu dönemde yapılması, büyük ihtimalle bu konuda Atatürk’ün devreye girdiğini göstermektedir.

Princeton Üniversitesi’nde 1949 yılında Einstein ile görüşen İTÜ hocalarından Prof. Dr. Münir Ülgür’ün bu konuda Cumhuriyet Gazetesi’nin Bilim Teknik Dergisi’ne yaptığı açıklama önemlidir. Ülgür, Princeton Üniversitesi’nde Einstein ile görüşmesini şöyle açıklamaktadır: “1949 yılında bir gün üniversitedeki sekreterine telefon ettim ve görüşme isteğimi bildirdim. Hiç beklemediğim bir şekilde hemen cevap geldi ve Einstein’ın beni beklediği bildirildi. Bizi hemen kabul etmesinin sebebi, benim Atatürk’ün bir evladı olmamdı. Konuşmalarımız sırasında Atatürk’ü kastederek ‘Siz biliyor musunuz, dünyanın en büyük liderine sahipsiniz demiştir”.

Ülgür, 1933 üniversite reformu sırasında Atatürk‘ün kendisinin de Türkiye’ye gelmesini istediğini söylediğini hatırlatarak, Arkadaşlarım hep oradaydı ama burada imkânlar çok fazla olduğu için burayı tercih ettim” dediğini ifade etmiştir.

Bu dönemde Türkiye’ye gelen Alman bilim insanları şunlardır: Kimya alanında Fritz Arndt ve Friedrich Breusch, Tıp alanında Erich Frank, Felix Haurowitz, Rudolf Nissen, Werner Lipschitz, Siegfried Oberndorfer, Philipp Schwartz ve Hans Winterstein, Zooloji alanında Curt Kosswig, Botanik alanında Leo Braune ve Alfred Heilbronn, Astronomi alanında Wolfgang Gleissberg Erwin Finlay Freundlich, Felsefe alanında Ernst von Aster ve Hans Reichenbach, Sosyoloji alanında Gerhard Kessler, Pedagoji alanında Wilhelm Peters, İktisat alanında Fritz Neumark, Alfred Isaac ve Alexander Rüstow, Hukuk alanında Ernst Hirsch ve Andreas Schwarz, Filoloji alanında Leo Spitzer.

Sosyal bilimlerin iktisat ve hukuk alanında Neumark, Isaac, Rüstow, Hirsch ve Schwarz’ın Türkiye’de çok değerli bilim insanlarının yetişmesinde çok büyük katkıları olduğunu, bir iktisat hocası olarak özellikle belirtmek isterim. Almanya’da Hitler’in iktidara gelmesiyle Nazilerden kaçan, aralarında ünlü hukukçu Prof. Dr. Ernst Hirsh ve ünlü maliyeci Prof. Dr. Frizt Neumark’ın da bulunduğu Yahudi asıllı Almanlar ve aileleri “Türk vatandaşı” olmaları ve “Türküm” dedikleri için hayatta kalmışlardır.

Hitler’in kendisini Nazi rejiminin düşmanı olarak ilan etmesinin ardından Einstein, doğduğu ülkeyi terk etmek zorunda kalmış ve ABD‘ye iltica etmiştir. British Museum yetkilileri, Heathrow Havaalanı’nda biriken on binlerce belge arasından, Einstein’in Nazi Almanya’sından kaçıp İngiltere’ye giriş yaptığında kullandığı uçuş kartını ortaya çıkarmışlardır. Einstein’ın imzasını da taşıyan belge Einstein‘ın 26 Mayıs 1933 tarihinde Belçika’dan İngiltere’ye giriş yaptığını kanıtlamaktadır. Belgenin mesleği hanesinde ‘profesör’, uyruğu ‘İsviçre’ yazılıdır. Einstein, Almanya vatandaşlığından çıkıp, İsviçre vatandaşlığına geçmiştir. İngiltere, Einstein’ın ABD’ye yerleşmesinden önce yaşamını güven altına aldığı bir ülke olmuştur.

Einstein’ın 1933 yılında Türk yetkililerine yazdığı mektubun Türkçe metni aşağıdadır.

Ekselansları,

OSE Dünya Birliği’nin şeref Başkanı olarak, Almanya’dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye’de devam etmelerine izin vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Bu kişiler Almanya’da halen yürürlükte olan yasalar sebebiyle mesleklerini yapamamaktadırlar. Çoğu geniş deneyim, bilgi ve bilimsel liyakat sahibi bulunan bu kişiler, yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler.

Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz deneyim sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi, birliğimize yapılan çok sayıda başvuru arasından seçilmişlerdir. Bu ilim insanları, hükümetinizin emirleri doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde bir yıl boyunca hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler.

Bu başvuruya destek vermek amacıyla hükümetinizin talebi kabul etmesi durumunda sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi açıklama cüretini buluyorum.

 Ekselanslarının sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan

 Prof. Albert Einstein

20’nci yüzyıla damgasını vuran, Türk milletinin yeniden doğuşunu ve onu Anadolu toprakları üzerinde yaşamasını sağlayan, Einstein’ın ifadesiyle dünyanın en büyük lideri hakkında görüş belirten ABD eski Başkanı Bill Clinton’un (1992-2000) Cumhuriyet’in 76’ncı kuruluş yıldönümünde Cumhurbaşkanı Süleymen Demirel’e gönderdiği mesajı paylaşmak istiyorum: Atatürk 20’nci yüzyılın en büyük liderlerinden biridir. (Ataturk was one of the greatest leaders of the 20th century)

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışından bu yana 79 yıl geçti ama O, aramızda yaşıyor, fikirleri ile de yaşamaya devam edecektir.

“Devletimizin banisi ve milletimizin fedakâr, sadik hadimi, insanlık idealinin âşık ve mümtaz siması, essiz kahraman Atatürk. Vatan sana minnettardır” İsmet İnönü

«Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyet, hiç şüphesiz, geleceğimiz adına en büyük güvencemizdir» Recep Tayyip Erdoğan, 28 Ekim 2012                                                 

                                                                       ***

Ankara’ya gelen Tesla Motor’un CEO’su Elon Musk, Atatürk’ün mozolesine çiçek bırakmış ve ardından şu mesajı paylaşmıştır:  “Çiçek koydum. Üç kırık kaburga, delik akciğer ve o yine de savaştı.”  Böylece Musk Atatürk sevgisini tescil etmiştir.

ata-nin-huzurundan-ikinci-paylasim-notuyla-gonul_10222074_20

 

Ankara’ya gelip Atatürk’ün mozolesini ziyaret etmeyen bazı İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devlet başkanları ve yetkilileri ile Atatürk ve ailesi hakkında akıl almaz beyanlarda bulunanlara ithaf olunur.