…
JEOPOLİTİKTEN TEKNO-JEOPOLİTİĞE GEÇİŞ
Yeni jeopolitik mücadele birçok alanda tekno-politik zeminde gerçekleşecek
ABD demokrasi ve insan hakları gibi politik vurgular üzerinden bir tekno-politika inşa ederken müttefik ve ortaklarına bir teknoloji ittifakı çağrısında bulunmaktadır. Bu ittifakın karşı tarafında ise Çin gibi yine tekno-politik zeminde yükselen aktörler yer almaktadır.
21. yüzyılda jeopolitik güç mücadelesi artık yalnızca toprak, sınır ve klasik askerî kapasite üzerinden yürütülmemekte, mücadelenin ağırlık merkezi giderek teknoloji temelli güç alanına kaymaktadır. Bu dönüşüm, devletlerin rekabetini tekno-politika eksenine taşımaktadır. Yani teknoloji artık sadece ekonomik kalkınmanın aracı değil; doğrudan jeopolitik bir güç enstrümanı haline gelmiş durumdadır.
Sert Güçten Teknolojik Güce
Geleneksel sert güç (hard power) askeri kapasiteye, yumuşak güç (soft power) ise kültürel etkiye dayanmaktaydı. Bugün ise teknolojik güç olarak (tech power) üçüncü bir boyut öne çıkmıştır.
Bu güç yapay zekâ, kuantum hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken üretimi, uydu sistemleri ve dijital hesaplama, siber alanlardaki üstünlükle ölçülmektedir. 20. yüzyılda petrol jeopolitiği gücü belirleyen bir hususken 21. Yüzyılda ise bu rolü veri, algoritma ve çip üretimi üstlenmektedir. Devletler artık yalnızca sınırlarını değil, veri egemenliklerini korumaya çalışmakta ve
bulut sistemleri, 5G/6G altyapısı ve yapay zekâ modellerini stratejik altyapılar olarak görmektedir.
Örneğin bir ülkenin enerji şebekesi ya da su dağıtım sistemi dijital olarak dışa bağımlıysa, bu klasik askeri işgal olmadan da kırılganlıklar yaratabilmektedir.
Yarı iletken tedarik zinciri küresel jeopolitiğin merkezine yerleşmiştir. Çip üretimi ise artık ekonomik değil, doğrudan güvenlik meselesi olarak kabul edilmektedir. Veri merkezleri artık stratejik unsur olarak değerlendirilmektedir.
Günümüzde otonom silah sistemleri ve karar destek algoritmaları savaş doktrinini değiştirmektedir. Karar verme süresini saniyelere indiren algoritmalar, klasik komuta zincirini dönüştürmektedir. Bu durum ise algoritmik savaş kavramını ortaya çıkarmaktadır. Bu gelişmeler artık hızla klasik Sert Güç’ten Teknolojik Güç’e geçilmekte olduğunu göstermektedir.
Enerji ve Su Teknolojileri
Su politikaları açısından bakıldığında ise artık sadece suyun miktarı değil, su izleme sistemleri, uzaktan algılama sistemleri, yapay zekâ destekli sulama verimliliği, uydu fotoğrafları gibi teknolojiler de güç unsuru haline gelmektedir. Örneğin, bir ülke sınır aşan bir havzada gerçek zamanlı veri üstünlüğüne sahipse, müzakere gücü de artmaktadır. Bu, klasik hidropolitik güç dengelerine yeni bir boyut eklemektedir.
Jeopolitikten Tekno-Jeopolitiğe Geçiş
Yeni dönemde Tedarik Zinciri Parçalanması, Teknolojik Milliyetçilik, Dijital Otoriterlik – Açık Teknoloji Sistemleri Rekabeti gibi üç temel alanda kırılmalar gözlenmektedir. Bu süreç, küresel sistemde yeni bir “soğuk savaş” benzeri ama daha karmaşık bir yapı doğurmaktadır. Çünkü bu mücadele yalnızca devletler arasında değil çok uluslu teknoloji şirketleri, veri merkezleri ve bu platformların ekonomileri üzerinden de yürütülmektedir.
Tekno-Politik mücadelenin riskleri arasında yapay zekâ, silahlanma yarışı, kritik altyapılara siber saldırılar, veri tekelleşmesi, dijital bağımlılık üzerinden stratejik baskı gibi riskler sayılabilir. Bu riskler klasik jeopolitik krizlerden daha görünmez, ama daha yaygın etki yaratabilme potansiyeli taşımaktadır.
21.Yüzyılda Gücün Yeni Tanımı
21. Yüzyılın jeopolitiğinde üstünlük artık yalnızca coğrafyaya değil, yenilik kapasitesi, veri yönetişimi ve teknolojik dayanıklılık düzeyine bağlı hale gelmiştir. Yeni jeopolitik mücadele algoritma, veri ve işlem gücü üzerinden şekillenmektedir. Dolayısıyla geleceğin güç dengesinin, “kimin daha çok teknoloji ürettiğinin” yanı sıra “kimin bu teknolojiyi stratejik olarak daha akıllıca yönettiği” ve veri güvenliğini nasıl sağlayabildiği sorularıyla belirleneceği görülmektedir.
Dursun Yıldız
SPD Teknopolitika Merkezi
- JEOPOLİTİKTEN TEKNO-JEOPOLİTİĞE GEÇİŞ - 21 Şubat 2026
- 21. YÜZYILDA YENİ HİDRO-JEOPOLİTİK GELİŞMELER - 11 Şubat 2026
- TÜRKİYE IRAK İLİŞKİLERİNDE YENİLİKÇİ SU-ENERJİ İŞ BİRLİĞİ YAKLAŞIMI - 5 Şubat 2026
- TÜRKİYE’NİN YENİLİKÇİ HİDROPOLİTİKASI VE HİDRO DİPLOMASİSİNİN BÖLGENİN GELECEĞİNE KATKILARI - 29 Ocak 2026