<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anka Enstitüsü &#187; Eylül-Ekim 2018 9.Sayı</title>
	<atom:link href="https://ankaenstitusu.com/category/anka-strateji-dergisi/eylul-ekim-2018-9-sayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ankaenstitusu.com</link>
	<description>Bilimin sonsuz ışığında</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 19:30:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.2.38</generator>
	<item>
		<title>TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/turkiye-cumhuriyeti-ilelebet-payidar-kalacaktir/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/turkiye-cumhuriyeti-ilelebet-payidar-kalacaktir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 20:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27602</guid>
		<description><![CDATA[Giriş Türkiye yine bir cumhuriyet yıldönümüne büyük saldırılar ve ihanetler çemberi içerisinde girmektedir. Dünyanın merkezi bölgesini ele geçirerek kendi çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemek isteyen emperyalist ve Siyonist çevreler, Türkiye Cumhuriyetinin tam ortasında yer aldığı  eski Selçuklu ve Osmanlı imparatorluklarının  topraklarında kurulu bulunan  bugünün ulus devletlerini yıkmak için, ellerinden gelen her yolu denemekte ve kendilerine bağlı bulunan işbirlikçi kadrolar aracılığı ile çeşitli plânlarını birbirini izleyen zaman dilimleri içerisinde uygulama alanına aktarmaktadırlar. Belirli bir süreklilik içerisinde birbiri ardı sıra gündeme getirilen saldırganlıklar, Türkiye gibi diğer bölge ülkelerini de tehdit etmekte, merkezi coğrafya da barış ve huzuru sürekli olarak devre dışı bırakmaktadır. Neredeyse...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/turkiye-cumhuriyeti-ilelebet-payidar-kalacaktir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İRAN ARASINDAKİ İLİŞKİLER</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/korfez-ulkeleri-ile-iran-arasindaki-iliskiler/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/korfez-ulkeleri-ile-iran-arasindaki-iliskiler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 20:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Neşe KEMİKSİZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel/Bölgesel Nüfuz Mücadeleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27423</guid>
		<description><![CDATA[Giriş Körfez ülkeleri ile İran arasındaki ilişkiler; tarihi, dini, kültürel nedenler, toprak anlaşmazlıkları gibi ikili sorunlar ve bölgesel güç mücadeleleri çerçevesinde şekillenmiştir. İlişkileri etkileyen diğer bir önemli faktör, uluslar arası politikanın dinamikleri ve büyük güçlerin bölgeye yönelik stratejileri olmuştur. Ayrıca, Körfez ülkelerinin bir parçası oldukları geniş Arap dünyası ile ilişkileri doğrudan ya da dolaylı olarak İran ile ilişkilerine de yansımaktadır. 1979 İran İslam Devrimi’nden sonra yeni İran rejiminin devrimci-İslamcı ideolojisi, devrim ihraç faaliyetleri ve Körfez monarşilerini hedef alması, Körfez-İran ilişkilerini belirlemede daha belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. ABD ve Batı karşıtı bir tutum benimseyen İran rejimi, muhafazakâr Körfez monarşilerini bölgede...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/korfez-ulkeleri-ile-iran-arasindaki-iliskiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD’NİN OSMANLI DEVLETİ’NDEKİ FAALİYETLERİ</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/abdnin-osmanli-devletindeki-faaliyetleri/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/abdnin-osmanli-devletindeki-faaliyetleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Ömer Lütfi TAŞÇIOĞLU]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Kuruluşlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27430</guid>
		<description><![CDATA[Giriş Türk-Amerikan ilişkilerinin başlangıç tarihi olarak birçok akademisyen ABD ile Osmanlı İmparatorluğu arasında 1830 yılında yapılan ve 5 Ekim 1831 tarihinde imzalanan Seyr-ü Sefain ve Ticaret Anlaşmasını esas almaktadır. Oysa ABD’nin Osmanlı topraklarında faaliyetleri söz konusu anlaşmanın imzalanmasından çok daha öncesine dayanmaktadır. ABD’nin Osmanlı İmparatorluğu ile ilk teması 1784 yılında ticari ilişkileri geliştirmek için Osmanlı Devleti’ne gönderdiği John Adams, Benjamin Franklin ve Thomas Jefferson’dan oluşan ticaret heyetiyle başlamıştır[1].  Bu heyet vasıtasıyla Osmanlı Devleti ile irtibata kuran ABD takip eden süreçte misyoner örgütlerini kullanarak başta Ermeniler olmak üzere bölgedeki gayr-ı Müslim unsurlarla temasa geçmiştir. ABD, Osmanlı Devleti’ndeki misyoner faaliyetlerini değişik bir...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/abdnin-osmanli-devletindeki-faaliyetleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞU AKDENİZ VE ENERJİ SAVAŞI</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/dogu-akdeniz-ve-enerji-savasi/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/dogu-akdeniz-ve-enerji-savasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Ata ATUN]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji ve Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel/Bölgesel Nüfuz Mücadeleleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27438</guid>
		<description><![CDATA[Eski adı ile Levant olan Doğu Akdeniz bölgesinde doğalgaz krizi bayağı ciddi boyutlara ulaşmaya başladı. Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Adası’nın Kuzey yarısında yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türkler ve Türkiye’yi yok sayarak tek taraflı ilan ettikleri egemenlikleriyle, tek başlarına anlaşmalar yapmakta, ittifaklar imzalamakta. Tabi burada önemli olan Rumların ne yaptığı değil, üst akılların bölgedeki girişimleri. Rum lider Anastasiadis’in yaptığı açıklamada, “Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliğinin isteksizliği nedeniyle Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması imkânsız.” demesinin nedeni güvencesinin ABD ve AB olması. İstediği ise, asırlardır yaptıkları gibi, Batılı devletlerin Türkiye’ye yapacakları baskılar ile Kıbrıs Adası’na tamamen hâkim ve egemen olmak… Rusya’nın asırlardır süregelen arzusu da,...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/dogu-akdeniz-ve-enerji-savasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSRAİL’İN ASKERİ GÜCÜ</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/israilin-askeri-gucu/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/israilin-askeri-gucu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:45:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim COŞKUN]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Politikaları ve Stratejileri]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma ve Uzay Stratejileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27442</guid>
		<description><![CDATA[İsrail 8,5 milyon nüfusu ve 20.770 km² yüzölçümü olan bir devlettir. Nüfusunun yaklaşık %75’i Yahudi, %21’i Arap ve %4’ü Dürzî-Çerkez gibi ırklardır. GSMH’si 305 milyar dolar ve kişi başına milli geliri 36.000 dolardır. Başkenti Tel Aviv olan İsrail, 1980 yılında başkentini Kudüs olarak ilan etmiş ve devlet kurumlarını bu şehre taşımıştır. Ancak tek taraflı bu adım, uluslararası camianın tepkisini çekmiş ve kabul görmemiştir. İsrail’in Kudüs’ün başkenti olduğu yönündeki tutumu, uluslararası camia tarafından tanınmamakla birlikte 2017 yılında sadece ABD tarafından kabul edilmiştir.[[1]] Hep merak edilen ve tartışılan konulardan birisidir İsrail devleti: Ne zaman ve neden kuruldu, askeri gücü ne kadardır, neden...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/israilin-askeri-gucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ASİMETRİK SAVAŞA HAZIR MIYIZ?</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/asimetrik-savasa-hazir-miyiz-2/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/asimetrik-savasa-hazir-miyiz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Rafet ASLANTAŞ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>
		<category><![CDATA[İstihbarat ve Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma ve Uzay Stratejileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27445</guid>
		<description><![CDATA[“Asimetrik savaş, güçsüz olan askeri birliklerin daha güçlü olan askeri birliklere karşı yürüttüğü gayrinizami harp unsurlarını da barındıran savaş yöntemidir.” şeklinde sınırlı anlamıyla ifade edilse de bu kavramı biraz açmak ve genişletmek gerekliliği ortaya çıkmıştır. Asimetrik diğer bir ifade ile simetrik olmayan veya alışılmış yöntemlerin ötesindeki araçların, yöntemlerin kullanılmasını ifade etmektedir. Asimetrik savaş günümüzde ve gelecekte sadece güçsüz olanın değil bizzat güçlü olanın da kullanabileceği yöntemler olarak karşımıza çıkmakta ve çıkacaktır. Ülkelerin üzerinde yaşayan halkıyla birlikte güvenli yaşamaları için devlet nezdinde bir dizi çalışma yapılır. Söz konusu çalışmalar asker ve istihbaratçı profesyonellerin yanı sıra ilgili sivil bürokratların da katıldığı ortak...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/asimetrik-savasa-hazir-miyiz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PSİKOLOJİK SAVAŞ VE PROPAGANDANIN ÖNEMİ  -ETNİK-DİNİ SORUNLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ-</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/psikolojik-savas-ve-propagandanin-onemi-etnik-dini-sorunlar-uzerindeki-etkisi/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/psikolojik-savas-ve-propagandanin-onemi-etnik-dini-sorunlar-uzerindeki-etkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Osman N. ARARAT]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27450</guid>
		<description><![CDATA[“Türkiye’de anarşi, terör ve şiddet ortamının hiç bitmemesi, ülkenin derin, çok yönlü ve köklü bir psikolojik harekâta maruz kalması sonucu mağlup olduğuna delalet eder.” Giriş &#8230; Dünyanın en eski savaş metotlarından biri olan “Psikolojik Savaş”ın bizi doğrudan etkilemeye başlama süreci tarihsel olarak son yüzyıla dayanır. Hatta biraz geçer. Psikolojik Savaş; klasik anlamda hasım taraf üzerinde her bakımdan sağlanan üstünlüğün devam ettirilmesinde yahut sorunların çözülmesinde, insanların ruh haline örtülü bir biçimde etki ederek sonuç almak olarak tarif ediliyor. Psikolojik savaşın örtülü olmasının nedeni, insanların bilinçaltını hedefliyor olmasındandır. Psikolojik savaşın amacı, hasım tarafı oluşturan milleti / devleti / orduyu karşıt güç olmaktan,...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/psikolojik-savas-ve-propagandanin-onemi-etnik-dini-sorunlar-uzerindeki-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KUR VE TİCARET SAVAŞLARININ ETKİSİNDE YAKLAŞAN FİNANSAL FIRTINA BÖLÜM 2. TİCARET SAVAŞLARININ ARKA PLANI</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/kur-ve-ticaret-savaslarinin-etkisinde-yaklasan-finansal-firtina-bolum-2-ticaret-savaslarinin-arka-plani/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/kur-ve-ticaret-savaslarinin-etkisinde-yaklasan-finansal-firtina-bolum-2-ticaret-savaslarinin-arka-plani/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:25:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Korcan Romya]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27458</guid>
		<description><![CDATA[Medyada ticaret savaşları olarak bahsedilen durumu, ülkeler arasındaki ticari ilişkileri, devletlerin kendi çıkarlarına uygun olacak şekilde değiştirme çabası olarak tanımlayabiliriz. Kotalar, gümrük vergileri, ithalat-ihracat kısıtlamaları vb. yöntemler kullanılarak başka ülkelerde daha ucuz olan ürünlerin ülkeye girmesi zorlaştırılır. Bu sayede ithalatın kısıtlanması ve yerli üretimin korunması amaçlanır. Dergimizin bir önceki sayısında yayımlanan yazımızın birinci bölümünde bahsettiğimiz üzere, devletlerin ekonomik açıdan güç ve özgürlük mücadelesini, varlık mücadelesi olarak görmek mümkündür. Geçmişte ticaret yollarına ve kaynaklara hâkim olma çabası ile başlayan bu mücadele, finansal sistemin ve uluslararası hukuki ilişkilerin gelişmesi ile daha kapsamlı bir biçimde devam etmektedir. Ülkeler arasındaki ekonomik üstünlük mücadelesi, finansal...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/kur-ve-ticaret-savaslarinin-etkisinde-yaklasan-finansal-firtina-bolum-2-ticaret-savaslarinin-arka-plani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BORÇLANMAYA DAYALI EKONOMİK BÜYÜME ve SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/borclanmaya-dayali-ekonomik-buyume-ve-surdurulebilirligi/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/borclanmaya-dayali-ekonomik-buyume-ve-surdurulebilirligi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ersin DEDEKOCA]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27461</guid>
		<description><![CDATA[20 Ağustos tarihli The Globalist sitesinde, “Türkiye-Çin Borç İlişkisi / The Turkey-China Debt Nexus” başlığı ile “Türkiye’de yaşanan son finansal krizin, Çin’in borçlanmaya dayanan büyümesi ile alâkalı soru işaretlerine yol açtığını” konulu bir yazı yayınlandı.[1] Diğer yandan, Ağustos ayında Türkiye para piyasalarında yaşanan hızlı ve derin bozulma konusunda “İç tasarruflarının yetersizliği, ithalât bağımlısı üretim / tüketim yapısı, israf ve ‘yerinde olduğu’ tartışmalı kamu harcamaları nedeniyle yurt dışına borçlanma kaldıracı çok yükselmiş bir ekonomi olgusu”, Arjantin’den sonra çok sık dile getirilmeye başlanmıştır.[2] Yukarıda anılan gelişmelerden hareketle, “borç güdümlü ekonomik büyüme”, bu yöndeki yaşananlar ve mevcut kırılmaların ekonomi politik pencereden incelenmesi, aşağıdaki...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/borclanmaya-dayali-ekonomik-buyume-ve-surdurulebilirligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOLARDAKİ DALGALANMA EKONOMİK İSTİKRARI BOZARSA 2023 HEDEFLERİNE ULAŞILAMAZ</title>
		<link>https://ankaenstitusu.com/dolardaki-dalgalanma-ekonomik-istikrari-bozarsa-2023-hedeflerine-ulasilamaz-2/</link>
		<comments>https://ankaenstitusu.com/dolardaki-dalgalanma-ekonomik-istikrari-bozarsa-2023-hedeflerine-ulasilamaz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2018 19:15:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Rıdvan KARLUK]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eylül-Ekim 2018 9.Sayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27467</guid>
		<description><![CDATA[Bir ay önce yayınlanan “Quo Vadis Dolar?” başlıklı yazımda da belirttiğim gibi son günlerin kuşkusuz en önemli konusu başta ABD doları olmak üzere döviz kurlarındaki artıştır. Diğer bir deyişle Türk Lirası’nın (TL)  yabancı paralar karşısındaki değer kaybıdır.  Aslında dolar ve diğer konvertibl paralar yerli yerinde durmakta, değerinde bir değişme olmamaktadır. Değeri dolar karşısında değişen, diğer bir deyişle değeri düşen para TL’dir. ABD dolarının TL karşısında değer kazanmasını ekonomik sebepler dışındaki faktörlere bağlamak çok doğru değildir. Dolar uluslararası piyasalarda özellikle gelişen ekonomilerin paralarına karşı değer kazanmış olabilir. Yılbaşından bu yana ABD dolarına göre parası en fazla değer kaybeden ülke Arjantin’dir. İkinci sırada Türkiye gelmektedir. Sırasıyla...]]></description>
		<wfw:commentRss>https://ankaenstitusu.com/dolardaki-dalgalanma-ekonomik-istikrari-bozarsa-2023-hedeflerine-ulasilamaz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
