LINKEDIN
Share
Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE

ABD’den Cornell Üniversitesi, Fransa’dan INSEAD ve Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (World Intellectual Property Organization, WIPO) ortaklığıyla hazırlanan Küresel Yenileşim Endeksi (Global Innovation Index, GII) 2017 raporu geçtiğimiz Haziran ayında yayımlandı [1]. Değerlendirilen 127 ülke arasından 1’inciliği, son 6 yıldır olduğu gibi, İsviçre alırken, onu İsveç, Hollanda, ABD ve İngiltere izledi. Geçtiğimiz yıl, orta gelirli ülkeler arasından ilk 25’te yer alabilen ilk ülke olan Çin, bu yıl 3 basamak atlayarak 22’inci sıraya yükseldi.

2011-2017 yılları arasında bu endeksteki ilk beş ülke şunlardır:

g-1

Küresel Yenileşim Endeksinde (KYE) geçen seneye göre 1 sıra gerileyerek 43’üncü olan Türkiye, orta gelirli ülkeler arasında 5’inci, bölgesinde (Kuzey Afrika-Batı Asya) 4’üncü sırada yer aldı.

2011-2017 yılları arasında Kuzey Afrika-Batı Asya bölgesindeki sıralamada ilk beş ülke şunlardır (Parantez içinde belirtilenler ülkelerin küresel sıralamasıdır.):

g-2

Bu makalenin amacı Türkiye’nin 2011-2017 yılları arasındaki KYE endeksindeki performansını incelemek, ilerleme ve gerileme sergilediğimiz alanları tespit etmektir.

Yenileşim ve Küresel Yenileşim Endeksi Hakkında

Yenileşim (inovasyon) “değişen koşullara uyum amacıyla bilim ve teknolojiden yararlanarak toplumsal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yararlı ve pazarlanabilir bir sonuca ulaşmak için yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması” anlamında kullanılır [2]. Günümüzdeki rekabet koşulları firmaları yenileşime zorlar ve rekabet avantajı sağlayan yenileşim, pazarlamadan organizasyonel yapıya, mal/hizmet üretiminden üretim süreçlerine kadar her alanda uygulanabilir [3]. Ayrıca, verimlilik ve istihdam kapasitesine olumlu etki eden yenileşim, bir ülkenin refah seviyesinin yükselmesine de katkı sağlar. Bu bağlamda, özellikle ülkeler seviyesinde yenileşim analizlerinin yapılması, yenileşim sağlanabilmesi için ne tür girdilerin gerektiği ya da yenileşim performansının nasıl ölçülebileceği önemli bir konudur. “İnovasyon ölçümünde yeni arayışlar” başlıklı rapor [4], KYE de dâhil olmak üzere, bu tür metotların ve tekniklerin gelişimini ele alır.

2007 yılından itibaren yayımlanan KYE, ülkelerin yenileşim faaliyetlerini çok boyutlu bir zeminde inceler. Bu endeks yenileşim girdi alt endeksi ile yenileşim çıktı alt endeksinin ortalaması olarak hesaplanır. Yenileşim girdi alt endeksi yenileşimde ihtiyaç duyulduğu düşünülen şu 5 unsura ait göstergelerin ortalamasına eşittir: Kurumlar, İnsan Kaynağı ve Araştırma, Altyapı, Piyasa Gelişmişliği ve İş Dünyası Gelişmişliği. Yenileşim çıktı endeksi ise Bilgi ve Teknoloji Çıktıları ile Yaratıcı Çıktılar unsurlarının endekslerinin ortalamasına eşittir. Ayrıca, yenileşim etkinlik endeksi olarak tanımlanan ve yenileşim çıktı endeksinin yenileşim girdi endeksine oranı şeklinde belirlenen bir endeks de hesaplanır.

Yenileşim çıktı alt endeksini ve yenileşim girdi alt endeksini hesaplamak için toplam 81 parametreye bakılır ve bu parametreler gruplanarak her bir unsurun, şu şekilde belirtilen alt unsurlarını oluşturur:

  • Kurumlar: Politik Ortam, Düzenlemeler ve İş Dünyası Ortamı
  • İnsan Kaynağı ve Araştırma: Eğitim, Yükseköğretim ve Ar-Ge
  • Altyapı: Bilişim Altyapısı, Genel Altyapı ve Sürdürülebilir Çevre
  • Piyasa Gelişmişliği: Kredi, Yatırım ve Ticaret, Rekabet ve Piyasa Büyüklüğü
  • İş Dünyası Gelişmişliği: Bilgi İşçileri, Yenileşim Bağlantıları ve Bilgi Özümsenmesi
  • Bilgi ve Teknoloji Çıktıları: Bilgi Üretimi, Bilgi Etkisi ve Bilgi Yayılımı
  • Yaratıcı Çıktılar: Maddi Olmayan Varlıklar, Yaratıcı Mal ve Hizmetler ve Çevrimiçi Yaratıcılık

Örneğin, Kurumların bir alt unsuru olan İş Dünyası Ortamı değerlendirilirken İş Başlatma Kolaylığı, İflasın Çözümü Kolaylığı ve Vergi Ödeme Kolaylığı olmak üzere 3 parametreye bakılır.

İsviçre’nin bu unsurlardaki durumunu incelediğimizde şu ortaya çıkar: Bilgi ve Teknoloji Çıktıları unsurunda 2012 yılından itibaren 1’inci sıradadır. Bu yıl, İş Dünyası Gelişmişliği ve Yaratıcı Çıktılarda 3’üncü, Altyapıda 6’ıncı, İnsan Kaynağı ve Araştırma ile Piyasa gelişmişliğinde 7’inci ve Kurumlarda 8’inci sıradadır.

Türkiye’nin KYE Performansı

Türkiye’nin 2011-2017 yılları arasındaki KYE puanlarına bakıldığında, 2013’te 1,9, 2014’te 2,2 ve 2016’da 1,2’lik artışlar (bir önceki yıla göre) görülür.

 g-3

Türkiye’nin KYE sıralamasındaki durumu ise şu şekildedir:

g-4

2016 yılında sıralamada 16 basamak atlanmışsa da endeks değeri sadece 1,2 puan artmıştır ve aslında, 2014 yılından sonra endeks temelinde bir durağanlık yaşandığı söylenebilir.

Aynı yıllar arasında bu endeksi oluşturan girdi ve çıktı alt endekslerine dair veriler aşağıdaki tabloda toplanmıştır.

g-5

Burada en dikkat çekici konu Yenileşim Etkinliği Oranının genellikle 0,8 civarında sabit olmasıdır ve bu durum kestirimlerde faydalıdır çünkü girdilerde sağlanacak ilerlemenin çıktılara ne oranda yansıyacağını gösterir. Türkiye’nin bu yansımada başarılı olduğu sonucuna varılabilir, özellikle bu etkinlikte 2017 yılında 9’uncu sırada yer alması düşünüldüğünde. Çıktılar alt endeksindeki sıralamadaki yeri girdiler alt endeksine göre çok daha iyidir ve bu aslında, nerelerde iyileştirme yapılması gerektiğini açıkça ortaya koyar.

Bahsi geçen dönemde, Yenileşim Çıktı Alt Endeksi ve Yenileşim Girdi Alt Endeksini oluşturan 7 unsurdaki endeks değerlerine bakıldığında şu ortaya çıkar:

g-6

En kötü düşüş Kurumlar unsurunda gerçekleşmiştir ve grafik yukarı doğru bir hareketlenme işareti vermemektedir. Örneğin, Kurumlardaki bu düşüş olmasaydı ve 2017 yılındaki Kurumlar değeri 50,6 yerine 2011 yılındaki gibi 62,1 olsaydı, yenileşim endeksinde 1,15’lik bir artış gerçekleşecekti. Bu durumda da Türkiye’nin küresel sıralamadaki yeri Belçika’dan sonra 28’inciye ve bölgesel sıralamadaki yeri ise 2’nciye yükselecekti.

Kurumlar unsurunun alt unsurlarını 2011 ve 2017 yılları çerçevesinde değerlendirmeden önce şunu belirtmek gerekir: Alt unsurların puanlarını hesaplarken kullanılan bazı parametreler bu yıllar arasında tamamıyla aynı değildir. Örneğin Basın Özgürlüğü, Politik Ortam değerlendirilirken kullanılan bir parametre olmaktan 2015 yılı itibari ile çıkarılmıştır. 2011 yılında Politik Ortamda 43,5 puanla 83’üncü sırada yer alan Türkiye, 2017 yılında 50,6 puanla 95’inci sırada yer aldı. Düzenlemelerde 2011 yılında 60,5 puanla 63’üncü olurken, 2017 yılında 50,5 puanla 97’inci oldu. 2011 yılında Türkiye, İş Dünyası Ortamında 82,1 puanla 55’inci sıradayken, 2017 yılında 60,9 puanla 95’inci sırada yer aldı.

En iyi yükseliş ise Altyapı unsurunda olup 2011 yılında 27,5 olan puan 2017 yılında 45,7’e çıktı, her ne kadar Türkiye’nin 2011 yılındaki sıralaması 64 iken 2017 yılında 68 olsa da. Buna ek olarak, İnsan Kaynağı ile Araştırma ve Piyasa Gelişmişliği unsurlarında da iyileşme vardır. Bilgi ve Teknoloji Çıktıları, özellikle 2011 yılıyla karşılaştırıldığında, daha iyi durumdadır fakat 2014’ten sonra bir düşüş vardır ve durağan seyreder durumdadır. Yaratıcı Çıktılarda 2012 yılından sonra yavaş fakat istikrarlı bir artış söz konusudur. İş Dünyası Gelişmişliği unsurunda 2013 yılından itibaren hareketlilik gözlenmez.

Sadece 2017 verilerine parametreler temelli bakarak Türkiye’nin güçlü ve zayıf olduğu noktalara bakılırsa şu tablo ortaya çıkar: Türkiye’nin küresel sıralamada 1’inci, 7’inci ve 11’inci olduğu parametreler, sırasıyla, menşei endüstriyel tasarım, menşei markalar ve yerel rekabet yoğunluğudur. Menşei endüstriyel tasarımlar parametresi belirli bir ulusal ya da bölgesel ofiste açılan endüstriyel tasarım başvurularındaki sayıya göre oluşturulurken, menşei markalar parametresi belirli bir ulusal ya da bölgesel ofiste ikamet eden kişilerin ticari marka başvuru sayıları ile oluşturulur. Türkiye’nin küresel sıralamada 121’inci, 121’inci ve 117’inci olduğu parametreler, sırasıyla, Bilgi İletişim Teknolojileri (BİT) ihracatı, BİT ithalatı ve Politik İstikrar ve Güvenliktir.

Bunlara ek olarak İnsan Kaynakları ve Araştırmanın parametrelerinden olan eğitime bakıldığında görülür ki yıllar temelli okul ömrü parametresinde Türkiye 24’üncü sıradayken, ilk ve ortaöğretim harcamalarının GSYİH’daki oranı parametresinde 84’üncü sıradadır.

Sonuç olarak

Türkiye yavaş da olsa ilerliyor” denebilir.

Türkiye/Türk milleti girdileri çıktılara dönüştürmekte başarılı olduğunu Yenileşim Etkinlik Oranında gösterdiği istikrar ile kanıtladı, hem de çevresinden “Durduk yere icat çıkarma” duymasına rağmen. O halde, girdilerin artırılması için çaba harcanmalıdır. Öncelikle Kurumlar unsurundaki kötüye gidiş durdurulmalı ve hızlıca yenileşimci yaklaşımla iyileşmeler elde edilmelidir. Politik İstikrar ve Güvenlik ve Hükümetin Etkinliği ile yasal düzenlemeler ve İş Dünyasının Ortamı unsurlarında ilerleme kaydedilmelidir. Buradaki kazanımlar kolaylıkla çıktıya dönüşür ve yenileşimde Türkiye’yi sıralamalarda üst noktaya taşır. GSYİH’dan eğitime ayrılan pay artırılmalıdır ve bu bilimsel düşünce ve yaklaşımı geliştirme amaçlı yapılmalıdır.  Altyapı çok önemlidir ve olumlu yöndeki gelişmeler devam etmelidir. Bilimsel yaklaşımın artırılması amacıyla Üniversite-Sanayi işbirliği teşvik ve devam ettirilmeli fakat bağımsız bilimsel araştırma da aynı ölçüde desteklenmelidir.

Kaynakça

[1] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2017.pdf
[2] http://www.akalin.gen.tr/Eklenti/2,innovationinovasyonyenilesimpdf.pdf?0
[3] http://ankaenstitusu.com/yenilesim-inovasyon/
[4] http://ref.sabanciuniv.edu/sites/ref.sabanciuniv.edu/files/skaraata_rapor_0.pdf
[5] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2016.pdf
[6] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2015.pdf
[7] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2014.pdf
[8] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2013.pdf
[9] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2012.pdf
[10] http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_gii_2011.pdf
[11] https://www.itohaber.com/koseyazisi/206515/inovasyon_endeksi_ni_nasil_okumaliyiz.html