Twitter
Visit Us
YOUTUBE
YOUTUBE
LINKEDIN
Share

Bulut Bilişim (Cloud Computing)

Kullanıcılarına verilere, yazılımlara veya benzerlerine istedikleri zaman ulaşabilmelerine ve bunları kullanabilmelerine olanak sağlayan internet-tabanlı bilişim hizmetleri.

Örneğin, sizin bilgisayarınızda ya da cihazınızda veriler ve yazılımlar fiziksel olarak olmasa da, istediğiniz zaman sanal olarak yaratılır ve işlemleriniz bittiğinde yine buluta kaldırılır.

 

Büyük Veri (Big Data)

Geleneksel veri işleme uygulamalarının işlemekte yetersiz kalacağı kadar büyük boyutlu ve karmaşık verilere verilen isim.

Örneğin, her bir kullanıcının internet üzerinde yaptığı her aramanın, ziyaret ettiği her sayfanın, nerede ne kadar süre harcadığının, hangi tarihte ve saatte arama yaptığının vb. kayıtlı olduğunu düşünürsek, bu tür bir verinin boyutları ve işlenmesinin zorluğu daha iyi anlaşılabilir. Denebilir ki, bu tür verilere sahip Google, Facebook vb. şirketlerin bu verileri değere dönüştürmeye çalışmasıyla hem büyük veri, hem de otomatik öğrenme konuları daha fazla önem ve yaygınlık kazandı.

 

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things, IoT)

Nesnelerin, fiziksel cihazların (arabalar ve ev eşyalarından, kalp monitörü cihazlarına ve trafik sistemlerine kadar), internet erişimi ile beraber, birbirlerine bağlanmaları. Bu sayede, hem algılayıcılarla veri toplayıp, hem de veri paylaşabilmeleri.

Günümüz teknolojik gelişmelerinden belki de en önemlisi, nesnelerin interneti. Nesnelerin internetinin asıl değeri veriyi hem toplayıp, hem de avantaja çevirebilmesinde yatıyor ve bilgi devriminin bir sonraki aşaması olarak da görülüyor. Örneğin, Birleşik Krallık hükümeti bu konudaki araştırmalar için 2015 yılı bütçesinden 40 milyon pound ayırdı.

Gartner’ın 2020 tahminine göre, 2015 yılında 5 milyar adet olan bu cihazların sayısı 20 milyara ve 2015 yılında yaklaşık 1,5 trilyon dolar olan pazar payı 3 trilyon dolara çıkacak. BI Intelligence, 2020 yılındaki cihaz sayısını 24 milyar olarak tahmin ediyor ve 2020’ye kadar, nesnelerin internetine yaklaşık 6 trilyon dolarlık yatırım yapılacağını ve bu yatırımın getirisinin 2025’te 13 trilyon doları bulacağını öngörüyor.

Nesnelerin internetinin ulaşacağı genel çerçeve olan “akıllı” çevreler, enerji yönetim sistemleri, evler, fabrikalar, ürünler ve kuruluşlar göz önüne alındığında, bu teknolojinin işletmeler, hükümetler/belediyeler ve tüketiciler (BI Intelligence’ın tahmini harcama büyüklüklerine göre, sırasıyla) şeklinde geniş bir yelpazeye hitap edeceği ortadadır.

Uygulamaları anlamında uçsuz bucaksız denilebilecek nesnelerin interneti için burada birkaç örnek vermekle yetineceğiz.

Günümüzde uygulaması olan akıllı evler, örneğin, ışıklandırmanın, ısıtmanın, klimanın, buzdolabının kontrol ve otomasyonunu içerir. Sonrasında, buzdolabınızda eksilen bir malzemenin bilgisi telefonunuza mesaj olarak gelebilir hatta markette o ürünün ait olduğu raflara dair bilgilendirilebilirsiniz.

Kazaları önlemek amacıyla arabaların birbirleriyle veri paylaşımının (pozisyon, hız, yakınlık vb.) genelleşmesi belki on yıldan önce olmayacak ama örneğin, GM 2017 Model Cadillac’larda birbirleriyle “konuşabilen” arabalar teknolojisini kullanacağını açıkladı. Arabalardaki bu teknoloji sayesinde yoldaki buzlanma, yolun ilerisinde meydana gelen bir kaza veya trafikteki yoğunluk hakkında size bilgi gelecek ve yavaşlamanız (gerekirse bunu araba otomatik yapacak) veya belirlenen alternatif bir yoldan gitmeniz tavsiye edilecek.

Algılayıcılar sayesinde içme suyu şebekeleri, hava kirliliği, enerji dağıtımı/tüketimi vb. sürekli takip edilip, olası problemler önceden engellenebilecek. Örneğin, bir köprünün çimentosuna yerleştirilen algılayıcılar ile problemler tespit edilip köprü yıkılmadan tamir edilebilecek veya önlem alınabilecek.

Son olarak şunu vurgulayalım; nesnelerin interneti ile birlikte siber güvenlik, büyük veri (özellikle bütün veriyi göndermeden önce cihazlar üzerinde analitiğe odaklanan kenar analitiği (edge analytics) ), bulut bilişim ve otomatik öğrenme hayati öneme sahip olacak.

Her Şeyin İnterneti (Internet of Everything, IoE)

Nesnelerin interneti sadece fiziksel cihazlarının birbirine ve internete bağlanmasını kapsıyor. Bunlara veri, yazılımlar, internet üzerinde hizmet veren şirketler, sosyal medya gibi geri kalan fiziksel olmayan “şeyler” eklendiğinde her şeyin internetine ulaşılıyor. Yine de, bu iki kavramın, nesnelerin interneti ve her şeyin interneti, çokça karıştırıldığı ve haklarında belirgin tanımlar vermenin zor olduğu bir gerçek. Bu kavramı ilk ortaya atan Cisco’ya göre her şeyin interneti insanların, süreçlerin, verinin ve cihazların “zekice” birbirlerine bağlanmaları.

Örneğin, telefonunuzdan, arabanızdan veya üzerinizdeki akıllı giyilebilirlerden (smart wearables) sağlanan verilerle, yaklaşık 45 dakika sonra evde olacağınızı eviniz veya evdeki cihazlarınız anlayabilecek ve oda sıcaklığını ona göre ayarlayacak.

Elektronik bir alet sipariş ettiğinizi düşünelim. Taşıyıcı şirket bir şekilde paketi düşürdüğü zaman, algılayıcılar sayesinde telefonunuza mesaj gelecek ve isterseniz ürünü reddedebileceksiniz ve bu anında, ürünün geri gönderilmesini ve bir yenisinin üretici firma tarafından size gönderilmesini sağlayacak.