<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anka Enstitüsü &#187; Medeniyet Tarihi</title>
	<atom:link href="http://ankaenstitusu.com/category/uygarlik-tarihi/medeniyet-tarihi-1/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ankaenstitusu.com</link>
	<description>Bilimin sonsuz ışığında</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 14:30:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.2.38</generator>
	<item>
		<title>ANADOLU ÖZ BE ÖZ TÜRK YURDUDUR</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/anadolu-oz-be-oz-turk-yurdudur/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/anadolu-oz-be-oz-turk-yurdudur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2025 23:45:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Osman N. ARARAT]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel/Bölgesel Nüfuz Mücadeleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Göbeklitepe]]></category>
		<category><![CDATA[göç yolu]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[osman ararat]]></category>
		<category><![CDATA[Öz Türk Yurdu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=38730</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; ANADOLU ÖZ BE ÖZ TÜRK YURDUDUR Dünya üzerinde üç kıtanın birleşim/kesişim noktasındaki stratejik konumu nedeniyle, tarih öncesi çağlardan bu yana birçok medeniyetin beşiği olan Anadolu, aynı zamanda binlerce yıllık kültürel zenginliği ve geçmişiyle sayısız uygarlığa da ev sahipliği yapmıştır. Güneşin doğduğu yer olarak bilinir. Bizanslıların güneşin doğduğu yer anlamında kullandıkları Grekçe “Anatoli” kelimesinden türemiştir. Anadolu’nun dünya haritası üzerinde bulunduğu yer, coğrafyacılar tarafından “Asya kıtasının en batısında Karadeniz, Akdeniz ve Ege denizi arasında kalan yarımada” olarak tanımlanır. Asya Kıtası&#8217;nın tüm özelliklerini içerdiğinden Anadolu adı henüz yaygınlaşmadan önce, bu bölgeye “Küçük Asya” adı verilmiştir. Anadolu, dünyanın en eski kara kıtaları olan...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/anadolu-oz-be-oz-turk-yurdudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ROMALILARIN ANKARA ANITI</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/romalilarin-ankara-aniti/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/romalilarin-ankara-aniti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 May 2025 20:49:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[anıl çeçen]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Anıtı]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Galatya]]></category>
		<category><![CDATA[İmparator Augustus]]></category>
		<category><![CDATA[kamusal düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset bilimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=38509</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; ROMALILARIN ANKARA ANITI Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olan Ankara daha önceki çağlarda da Anadolu’da bir imparatorluk başkentiydi. Ankara orta çağ yıllarında bölgenin hem bir Cumhuriyet devleti hem de merkezi coğrafyanın ortası olarak tarih kitaplarında yerini almıştır. Hem milat takvimi çizgisinde merkezi bölgenin başkenti hem de Eskişehir –Ankara ve Kırşehir hattı üzerinde bir orta çağ halk yönetimi yapılanması olarak, Ankara kenti bugün küreselleşme sürecinde eski Roma krallığının da geçerli olduğu, orta alanın merkezi kenti konumuna sahip kılınmaktadır. Tarih öncesi dönemlerde birçok devletin kurularak egemen olduğu bu topraklarda, Birinci ve ikinci İsrail imparatorlukları ve Süleyman krallığı gibi büyük Musevi ve Yahudi...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/romalilarin-ankara-aniti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİN VE DEVLET</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/din-ve-devlet/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/din-ve-devlet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 18:54:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çalışmalar / Raporlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kamuoyu Araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Bazlı Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel/Bölgesel Nüfuz Mücadeleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[STK ve Psiko-Sosyal Araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Araştırmalar Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[sait yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=36081</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; DİN VE DEVLET  “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlarla mücadele kapısını açtığı için, hakiki dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.” Mustafa Kemal ATATÜRK (1930) Doğaüstü güçlere dayandırılan dinler, toplumlar için kutsallık atfedilen ahlaki ilke ve ibadetler öngörürler. Din, sadece yaşadığımız hayat için değil ölümden sonraki hayat ve ilahi sistem hakkında bir iman ve inanç öğretisidir. Dünyanın genel gidişinde düşünen insan genellikle açlık, sefalet, esaret gibi zor şartlar altında mutsuz bir ortamda idi. Dünya ancak iyi bir ahret yaşamı umudu ile çekilebilir hale gelebilirdi. İşte din bugün de olduğu gibi binlerce yıl hep bu boşluğu doldurdu.  Dinler ilk anlardan itibaren doğrudan...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/din-ve-devlet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKLERDEN NEDEN FİLOZOF ÇIKMIYOR?</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/turklerden-neden-filozof-cikmiyor/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/turklerden-neden-filozof-cikmiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 May 2023 22:03:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmalar / Raporlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Bazlı Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Araştırmalar Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarihi ve Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Uygarlığı ve Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Zihin]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[bilgelik]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[İslamişyet]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[sait yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=35995</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; TÜRKLERDEN NEDEN FİLOZOF ÇIKMIYOR?  “Ekselansları sizi dünyanın yeni dinine, bilime davet ediyorum.” 1. Mahmut’a Avrupa’dan yazılan mektup (1830) Filozof, yaşamın anlamını bulmaya ve bu anlama uygun biçimde yaşamaya çalışan kimsedir. Felsefenin amacı da yalnızca kuramsal (teorik) bilgi elde etmek ve yaymak değil, aynı zamanda doğru davranışlarda bulunmamızı sağlamak, ahlaklı yaşamanın yollarını öğretmektir. Bu aslında eski tür bilgeliktir. Öldüğünüz zaman gözünüzdeki ışık gider ama bazılarınızın gözündeki ışık, dünyaya gelmeden önce de sonsuza kadar alınmıştır. Platon’a göre; filozof, (kozmik) ışığı gören ve bunun tadını çıkarmak yerine insanlara yardım etmek için çalışan kişidir. İnsanları karanlıktan çıkarmaktaki sorun, filozofun güneşin parıltısından ya da...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/turklerden-neden-filozof-cikmiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖLÜMÜN DANSI</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/olumun-dansi/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/olumun-dansi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2023 15:18:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Beden]]></category>
		<category><![CDATA[Denge]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Bazlı Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel/Bölgesel Nüfuz Mücadeleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Zihin]]></category>
		<category><![CDATA[acımasız insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[açlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[felaketler]]></category>
		<category><![CDATA[kıtlık]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[sait yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[savaşlar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=35721</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; ÖLÜMÜN DANSI “İnsan, unutulduğu zaman ölür&#8230;” Oğlunun boğulmasına yas tutan bir baba, açlıktan ölen annesinin hala sıcak bedenini emen bir bebek. İnsanlar tarih boyunca yokluk ve ölümle iç içe yaşadılar. Aralıklı iklim felaketleri, dönemsel salgınlar ve sert gündelik yaşam koşulları karşısında insanlar topraktan geçinmeye ve çabalarını sürdürecek çocuklar yetiştirmeye çalıştılar. Büyük çoğunluğu geçimlik düzeyde ya da geçimlik düzeye yakın yaşadı. Bazıları beklenmedik ve ani ölüm olasılığının karşısında varlığının anlamına ve ahlaki niteliklerine kafa yordu. Temel yaşam ve ölüm ritimleri insanın varoluşunun çerçevesini, doğal dünya anlayışını biçimlendirdi ve insanı evrene konumlandırdı. Geçmişteki insanların çoğu, er ya da geç, onları tarihin...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/olumun-dansi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TANRI, TANRISALLIK VE İNSAN OLMAYI AŞMAK</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/tanri-tanrisallik-ve-insan-olmayi-asmak/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/tanri-tanrisallik-ve-insan-olmayi-asmak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2022 03:33:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Bazlı Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Zihin]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[aşkınlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[kâmil insan]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum]]></category>
		<category><![CDATA[metafizik]]></category>
		<category><![CDATA[sait yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[tanrısallık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=35432</guid>
		<description><![CDATA[... TANRI, TANRISALLIK VE İNSAN OLMAYI AŞMAK İnsan olmayı nasıl aşarız? Bu sorunun cevabını din, felsefe ve bilim içinde ama daha çok metafizik alanda arayacağız. Din, dünya ve ahiret görüşüne ilişkin metafizik dogmalar içeren toplumsal bilinçtir. Metafizik ve yaratılış ile ilgili bir analiz yapabilmemiz için üç farklı kavramı ve ortamı anlamamız gerekiyor; Tanrı Tanrısallık (Ulûhiyet) İnsan olma durumu Tanrı soyut bir kavram, inananların hissedebildiği ama dokunamadığı bir olgudur. İnananların çoğu Tanrı’nın bizi, her an kendisini izlediğini düşünür. Birçoğumuza göre, hepimizin içinde bir parça Tanrı var, içimizdeki Tanrı benim özüm, en iyi halim, olmam gereken kişidir. Nöro-teoloji uzmanlarına göre; beyinde tek...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/tanri-tanrisallik-ve-insan-olmayi-asmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNYANIN SONUNA NE KADAR KALDI?</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/dunyanin-sonuna-ne-kadar-kaldi/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/dunyanin-sonuna-ne-kadar-kaldi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2022 15:07:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Çalışmalar / Raporlar]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Konu Bazlı Çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Araştırmalar Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Uygarlık Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[asteroid çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[güneşin sönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet senaryoları]]></category>
		<category><![CDATA[meteor çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[okyanusların buharlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[sait yılmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=35120</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; DÜNYANIN SONUNA NE KADAR KALDI? Altıncı büyük yok olmaya doğru &#8230; Geçmişte insan hayatı tarihin bize anlattığı gibi güzel değildi. Belki ayrıcalıklı bir azınlık için yaşam hoştu ama büyük çoğunluk için berbat, çirkin ve kısa idi. Açlık, susuzluk ve hastalıklar döngüsünde ölüm ani ve hayat korkularla doluydu. Gündelik yaşam sık sık ölümle, hastalıklar ve afetle karşılaşmayı gerektiriyordu. Ama insanlar gene de hayatta kalmak ve çocuk yetiştirmekle kalmadılar, içinde yaşadıkları dünyayı anlamaya ve daha iyi hale getirmeye çalıştılar. Kötülüklerin kaynağını uğursuz saydıkları kişi ve işlerde aradılar, kısmetlerini geliştirmek için falcı ve büyücülere başvurdular, ölümden sonrası ile ilgili düşünceleri önemsediler. Tarım...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/dunyanin-sonuna-ne-kadar-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GALAKTİKA (GÖK HALKI)</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/galaktika-gok-halki/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/galaktika-gok-halki/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2020 22:36:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Mu Uygarlığı ve Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Uygarlığı ve Mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[atlantis]]></category>
		<category><![CDATA[babil]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[galaksi]]></category>
		<category><![CDATA[galaktik]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[marduk]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[mu]]></category>
		<category><![CDATA[sait yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sümer]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=33075</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; GALAKTİKA (GÖK HALKI) “Başka dünyalarda da hayat vardır. Eski insanların kökeni dünya dışıdır”. Hermes “Her şey, Tanrı’nın düşündüğü düşüncelerdedir.” Hermes yani İdris peygamber böyle söylemişti. Hermes’in öğretisi dinler tarihine çok önemli etkiler bıraktı. Hz. İbrahim’in de içinde yaşadığı Sabiilerin peygamberi Hermes idi. Dinler ve onların kaynağı olan efsaneler özellikle tanrılar hakkında insanın zihninde hep farklı figürler uyandırmıştır. En çok merak ettiğimiz şey, evrenin kendisi ve nereden kaynaklandığıdır. Sonraki en önemli soru ölümden sonra ne olduğudur. Bu soruları modern bilim ortaya çıkana kadar felsefe ve dinler cevap vermeye çalıştı. Doğaüstü bir gücü yani yaratıcı ya da Tanrı fikrini açıklayan dinler...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/galaktika-gok-halki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİ BİR İNSAN IRKI MI DOĞUYOR?</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/yeni-bir-insan-irki-mi-doguyor/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/yeni-bir-insan-irki-mi-doguyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2019 07:05:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Murat ÖZBÜLBÜL]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=31536</guid>
		<description><![CDATA[YENİ BİR İNSAN IRKI MI DOĞUYOR? Bugün yaşayan tüm insanlar Homo Sapiens Sapiens Irkındandır. Daha önce bu gezegende yaşamış Homo Erectus, Homo Antecessor  Homo Neanderthalensis, Homo Rudolfensis, Homo Ergaster, Homo Heidelbergensis gibi insan ırkları zaman içinde o ya da bu sebepten yok olup gitmiştir. İlk insanın ortaya çıkışından bugüne kadar insan türü biyolojik evrimin doğal süreçleri ile yapılanmıştır. Bugüne kadar doğal seçilim süreçleri ile yapılanan insan biyolojisi şimdi ise toplumsal evrim sayesinde yapay bir seçilime ve hatta sadece seçilime de değil yeniden yapılandırılmaya doğru gitmektedir. Yeni bilimsel keşifler ve genetik mühendisliği insana artık kendi biyolojisini seçme ve hatta yapılandırma seçeneği...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/yeni-bir-insan-irki-mi-doguyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OTORİTER &amp; TOTALİTER REJİMLER…</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/otoriter-totaliter-rejimler/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/otoriter-totaliter-rejimler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Sep 2019 21:06:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Sait YILMAZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel/Bölgesel Nüfuz Mücadeleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Medeniyet Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset ve Rejim]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasetin Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim Sistemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=31120</guid>
		<description><![CDATA[“Diktatör bisiklete binen adama benzer, durursa devrilir.”  Geçmişten bugüne gücü elinde tutan önderler, siyasiler, elitler ve daha altta toplanan ticaret adamları ve bilgi yayıcıların esas görevi geleneksele dayanan hınç mekanizmasının verimliliğini artırmak oldu. Tarih boyunca halkların tarihi, despotların baskısı altında ezilmek olmuştur ve mesele bugün de despotlardan ve gerçek adaletin olmadığı, yolsuzluklara batmış mafyatik (başarısız) devlet sistemlerinden kurtulmaktır. Günümüz dünyasında da farklı demokratik rejimlerde otoriter figürlerin yükselişi, umutsuzluğun siyasi ifade şeklidir. Bu makalede, dünyadaki otoriterleşme eğilimlerini ele alırken, bugüne nasıl geldiğimizi de açıklamaya çalışacağız. Otoriter &#38; Totaliter Rejimler… Demokrasi bir ülkedeki halkın seçme özgürlüğü anlamına gelir. Ülkenin kaderini o ülkede...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/otoriter-totaliter-rejimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
