<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anka Enstitüsü &#187; Cumhuriyet Aydınları</title>
	<atom:link href="http://ankaenstitusu.com/category/cumhuriyet-aydinlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ankaenstitusu.com</link>
	<description>Bilimin sonsuz ışığında</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 13:23:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.2.38</generator>
	<item>
		<title>PROF. DR. NERMİN ABADAN-UNAT’IN ARDINDAN</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/prof-dr-nermin-abadan-unatin-ardindan/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/prof-dr-nermin-abadan-unatin-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 21:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Neşe KEMİKSİZ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Aydınları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim, Birey ve Toplum Farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mücadelecilik]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Nermin Abadan-Unat]]></category>
		<category><![CDATA[neşe kemiksiz]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal bilimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=38848</guid>
		<description><![CDATA[&#8230; PROF. DR. NERMİN ABADAN-UNAT’IN ARDINDAN Ülkemizin sosyal bilimler alanında çığır açan bilim insanlarından Prof. Dr. Nermin ABADAN-UNAT’ı 11 Aralık 2025’te 104 yaşında kaybettik. Uzun yaşamının neredeyse son anına kadar tükenmeyen bir enerjiyle çalışmalarını sürdüren, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen, isabetli değerlendirmeleriyle bizlere yol gösteren kıymetli hocamız ne yazık ki artık aramızda değil. Siyasal davranış, iletişim, dış göç, kadın hakları gibi alanlarda öncü akademik çalışmalara imza atan Prof. Dr. Nermin ABADAN-UNAT, sadece kitap ya da makaleleriyle değil, söz ve eylemleriyle de hep hayatın içinde olan örnek bir akademisyendi. 100 yaşında iken Boğaziçi Üniversitesinde rektör seçimini protesto amacıyla başlatılan nöbete...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/prof-dr-nermin-abadan-unatin-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TAM BAĞIMSIZLIK İLKESİ GENÇLİĞE TAMAMEN MAL OLMUŞTUR</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/tam-bagimsizlik-ilkesi-genclige-tamamen-mal-olmustur/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/tam-bagimsizlik-ilkesi-genclige-tamamen-mal-olmustur/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 10:36:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Muammer Aksoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=37155</guid>
		<description><![CDATA[TAM BAĞIMSIZLIK İLKESİ GENÇLİĞE TAMAMEN MAL OLMUŞTUR Muammer Aksoy Bu konu üzerinde özellikle durmamızın nedenlerinden biri de, -yukarıda da değindiğimiz gibi &#8211; onun bugün gençliğimizin çoğunluğu tarafından büyük bir heyecanla benimsenmiş ve mücadele sloganı haline getirilmiş olmasıdır. Bu ilkeyi durmadan tekrarlayarak “Türkiye’nin her alanda tam bağımsızlığa kavuşması için şart ise, ikinci bir kurtuluş savaşı bile vermek gerekir” diye haykıran geçler, çok ağır ithamlarla karşılaşmaktadırlar. Memleket veya rejim için zararlı ve tehlikeli başka herhangi bir görüş veya ilkeyi ayrıca savunmuş olup olmadıkları aranmaksızın, sadece “tam( gerçek) bağımsızlık!” ve “emperyalizmin her türüne karşıyız!” sloganlarını benimseyen onbinlerce genç. “Moskova uşaklığı” ile suçlanmak istenilmektedir....]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/tam-bagimsizlik-ilkesi-genclige-tamamen-mal-olmustur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSLAMİYET VE KADIN HAKLARI</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/islamiyet-ve-kadin-haklari/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/islamiyet-ve-kadin-haklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 09:17:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Bahriye Üçok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=37150</guid>
		<description><![CDATA[İslamiyet ve Kadın Hakları BAHRİYE ÜÇOK Radyo, televizyon ve basın gibi modern imkânlara rağmen, Batılılardan birçok kimse bugün hâlâ Türkiye’deki kadınların çarşaf ve peçe ile örtülü olup olmadıklarını, erkeklerin birden çok kadınla evlenip evlenmediklerini, zenginlerin birer hareme sahip olup olmadıklarını merak eder sorarlar. Türkiye’de yaşayan Müslümanlar ise XX. yüzyılda Müslüman Türk kadınlarının özgürlüklerine sahip olup erkekler gibi millet ve memleket hizmetinde bulunmalarını, yeni ve modern anlayışın onlara tanıdığı yeni bir hak sanarak yadırgamaktadırlar. Bu, çağdaş Müslüman kadınların ortaçağdaki hemcinslerinden pek farklı hak ve özgürlüklere kavuşmuş oldukları inancından ileri gelmektedir. Gerçekte ise İslamiyetin kadına tanığı haklar ile günümüzde yaşayan kadınların hak...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/islamiyet-ve-kadin-haklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAZI DEVRİMİ &#8211; KUR&#8217;AN HARFLERİ VE ATATÜRK DEVRİMLERİNE KARŞI ÇIKIŞLAR</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/yazi-devrimi-kuran-harfleri-ve-ataturk-devrimlerine-karsi-cikislar/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/yazi-devrimi-kuran-harfleri-ve-ataturk-devrimlerine-karsi-cikislar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 09:11:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Bahriye Üçok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=37144</guid>
		<description><![CDATA[Doküman açılmadığı takdirde sayfayı yenileyiniz.]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/yazi-devrimi-kuran-harfleri-ve-ataturk-devrimlerine-karsi-cikislar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRK&#8217;ÜN KÜLTÜR ANLAYIŞI</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/ataturkun-kultur-anlayisi/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/ataturkun-kultur-anlayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 09:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Bahriye Üçok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=37138</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk’ün Kültür Anlayışı, Bahriye Üçok Bakıp büyütmek, elde etmek anlamlarına gelen latince Colere kökünden türetilmiş olan KÜLTÜR bir yandan bir şeyi güzelleştirmek veya belli bir amaç için kullanılabilir bir hâle getirmek için sarf edilen çabaya, bir yandan da bu çabanın sonunda elde edilen başarıya denilmektedir. Bundan ötürüdür ki, KÜLTÜR hem tarlanın ekilebilir hale getirilmesi, hem de o tarlaya bir şey ekilmesi için kullanılmaktadır. Giderek bu anlamlar daha soyutlaşmış ve bilgi, ruh, sanat alanlarında elde edilen sonuçların toplamı için kullanılır olmuştur. Böylece bir kimsenin kültüründen bahsedildiği gibi bir ulusun kültüründen, belli bir dönemde belli bir yörenin kültüründen bahsedilir olmuştur. Atatürk’ün kültür...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/ataturkun-kultur-anlayisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSTANBUL&#8217;UN İKİNCİ FATİHİ</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/istanbulun-ikinci-fatihi/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/istanbulun-ikinci-fatihi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 08:52:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Bahriye Üçok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=37134</guid>
		<description><![CDATA[‘İstanbul’un İkinci Fatihi’, Bahriye Üçok Bizans İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul ilk kez dördüncü Haçlı orduları tarafından 1204’te işgal edilmişti. O zaman İmparator III. Aleksi, İznik kentini Bizans’a başkent yapmıştı. Bir sel gibi önüne gelen her türlü uygarlığı yıkıp geçen ve Kudüs’ü de ele geçirmeyi amaçlayan Haçlılar akıl almaz barbarlıklar, vahşetler işledikten sonra Doğu’nun zenginliklerini ülkelerine taşıdılar. Bizans imparatorluğu ise çeşitli saray entrikaları ile, dinsel ve siyasal çekişmelerle her gün biraz daha parçalanmaya yüz tuttu. XV. Yüzyılın başında âdeta bir şehir devleti durumuna gelen Bizans, gerek Anadolu, gerek Rumeli yakasında Türkler tarafından sarılmış bir hâlde yaşar olmuştu. Ağır vergilerin, rüşvetlerin, haksızlıkların,...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/istanbulun-ikinci-fatihi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ATATÜRKLE GELEN KADIN HAKLARI</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/ataturkle-gelen-kadin-haklari/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/ataturkle-gelen-kadin-haklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jan 2024 08:44:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Bahriye Üçok]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=37129</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk’le Gelen Kadın Hakları, Bahriye Üçok Kadın hakları açısından tarihe baktığımız zaman, İslamiyetin bu yolda kadınlar yararına getirmiş olduğu yenilikleri dünyanın başka hiç bir yerinde ve çağındaki devrimlerle kıyaslanamayacak kadar büyük bir hamle olduğu açıkça görülecektir. Şöyle ki: İslamiyetten önceki kadın haklarıyla sonrakiler arasında saptanan büyük farklar bu gerçeği açıkça gözler önüne sermeye yeterlidir. 6’ıncı yüzyılın Arap kadını genellikle hak süjesi değil hak objesi idi. Nitekim cahiliye çağı denilen İslam öncesi çağda kadın evlenirken velisi tarafından satılmakta ve bundan dolayı da satın alanın, yani kocasının mamlekinden sayılmakta idi. Öyle ki, koca öldüğü zaman karıları mirasçıları arasında bölüşülmekte ve oğulları üvey...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/ataturkle-gelen-kadin-haklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEMAL&#8217;İN ASKERLERİ</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/kemalin-askerleri/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/kemalin-askerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2018 15:55:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Necip Hablemitoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27988</guid>
		<description><![CDATA[CUMHURİYETİN 77. YILDÖNÜMÜNDE O, Türklüğün sessiz onurudur, gururudur, cesaretidir. O, Türk Ulusu&#8217;nun temsil ettiği tüm değerlerin simgesidir. O, başlıbaşına bir Türkiye&#8217;dir. Ve O&#8217;nun yazgısı, gerçekte Türkiye&#8217;nin yazgısıdır&#8230; Ama kaç kişi bilir O&#8217;nu ve kaç kişi hatırlar?!. Kaç kişi özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı, hatta aldığımız her nefesi borçlu olduğumuz adsız kahramanlardan biri olarak kendisini yâdeder?!. Cumhurbaşkanı mı, Başbakan mı, TBMM Başkanı mı, Anayasa Mahkemesi Başkanı mı, Yargıtay Başkanı mı ya da bu ülkeyi yöneten bürokrat ve politikacılar mı?!. Eğer bir gün yolunuz Sandıklı-Afyon arasına düşerse, lütfen O&#8217;nu ziyaret ediniz. Marmaris, Bodrum, Kuşadası, Antalya, Fethiye gibi hemen çoğunluğumuzun yılda en az bir kez tatil...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/kemalin-askerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERMENİLER VE SOYKIRIM İDDİALARI</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/ermeniler-ve-soykirim-iddialari/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/ermeniler-ve-soykirim-iddialari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2018 15:53:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Necip Hablemitoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27987</guid>
		<description><![CDATA[Ermenilerin ve Batılıların &#8220;soykırım&#8221; iddialarının tarihsel gerçeklere dayanıp dayanmadığı konusunda görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? Bu iddiaların asılsızlığını önce en iyi bilenler, iddia sahipleridir. Ekonomik açıdan sefalet sınırının altında yaşayan Ermenistan, dünyanın dört bir köşesinde yaşayan ırkdaşlarının ekonomik desteğini sürekli kılabilmek, dolayısıyla Türkiye ile düşman ülkeleri yanına çekebilmek ve de kredibilitesini artırabilmek için &#8220;soykırım&#8221; iddialarını sürekli gündemde tutmak zorundadır. Ermeni milliyetçiliği, kabul edilebilir sınırlar içinde değil, resmen faşist, şoven, saldırgan (irredandist) bir milliyetçilik kimliği ile ifade edilmektedir. Hem Ermenistan&#8217;da ve hem de yaşadıkları ülkelerde asimile olmama mücadelesi veren diasporadaki Ermeniler arasında. Bir başka ifadeyle, Ermeni milliyetçiliği, Türk düşmanlığı ile resmen özdeştir. Batılı...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/ermeniler-ve-soykirim-iddialari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ VE DIŞ TÜRKLER STRATEJİSİ</title>
		<link>http://ankaenstitusu.com/turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-dis-turkler-stratejisi/</link>
		<comments>http://ankaenstitusu.com/turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-dis-turkler-stratejisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2018 15:18:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Anka Enstitüsü]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Necip Hablemitoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ankaenstitusu.com/?p=27984</guid>
		<description><![CDATA[“MİLLİ MERKEZ”LER OLMADAN ASLA!.. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren devletle özdeşleşen, T.B.M.M., Yüksek Yargı Organları, Silahlı Kuvvetler ve M.İ.T. gibi vazgeçilmez temel kurum ve kuruluşları mevcut. Türkiye’nin kendine özgü koşulları, Anayasasında laikliğe yer vermesine karşın dünyada ilk ve tek ülke olarak, toplumumuzun “yumuşak karın bölgesi”ni oluşturan ve yüzyıllardır iç ve dış tehdit odaklarının kullanımına açık olan din konusunda devlet kontrolünü sağlayan -dolayısıyla gerçek İslâmiyetin varlığına hizmet eden- Diyanet İşleri Başkanlığı gibi ikincil nitelikli bir kurumu da devletle özdeşleştirmiş. Türkiye’nin sorunlu komşuları ve de tüm Türk Dünyası ile olan ilişkileri de, böylesine devletin kontrolünde yeni ve çok özel bir yapılanmayı gerekli kılmış:...]]></description>
		<wfw:commentRss>http://ankaenstitusu.com/turkiye-cumhuriyeti-devleti-ve-dis-turkler-stratejisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
